Acı Kiraz Film Afişi

Acı Kiraz Filmi Eleştirisi

Yönetmen koltuğunda Serdar Akar'ın oturduğu Acı Kiraz; 28 Şubat'ta vizyondaki yerini aldı.



Çekimleri Makedonya'da tamamlanan ve 17 gün süren film fragmanında öngörülen temposu ve kadrosunda barındırdığı başarılı oyuncularıyla (Erdal Beşikçioğlu, Ertan Saban, Bülent Şakrak, Luran Ahmeti, Halil Ergün, Belçim Bilgin) benim için yılın en beklenen filmlerinden.


Acı Kiraz; apayrı karakterlerin hayat karşısında verdiği birbirinden farklı sınavların kesiştiği noktalardan oluşuyor. Bahsedilen "kiraz" daha çok sembolik bir kiraz. Kimine göre umut ışığı, kimine göre masumiyet, kimine göre intikam ve acı. Birden fazla öykünün buluşmasıyla ortaya çıkan senaryo; halkın her kesiminden hikayelere dokunuyor. Yaşlı ve vefa bekleyen bir babanın evinde ağırlıyor seyirciyi, işçinin cüzdanındaki parayı çıkarıp koyuyor önümüze, ihanete uğrayan göçmenleri konuşturuyor; hesaplaşıyor yaşamın acı kirazlarıyla.


Acı Kiraz; temelde sosyal eleştiri amacı güderek çekilmiş bir film. Fakat görünüyor ki bu amaç sık sık yolundan sapıyor. Başarısız hikaye kurgusu ve karışık yapısı; filmin ana temasını oluşturan duygudan uzaklaşarak konunun soru işaretlerine boğulmasına, ne anlatılmaya çalıştığının sorgulanmasına sebep oluyor.


Her plan farklı polisiye filmlerden alakasız bölümler gibi. Sadece olay odaklı ve uçları açık. Karakterler her ne kadar özgün yaratılmaya çalışılmış olsalar da alt metinleri hemen hepsinin yok denilecek kadar az. Öylesine az ki;  bahsi geçen yetenekli ve kendini kanıtlamış oyuncu kadrosu dahi kendi karakterlerini çözümleyememiş, samimiyetten uzak yapay bir oyun sergiliyorlar. Hissedemediğimiz duygu sellerinden oluşan diyaloglar, klişenin üzerine dokunuş yapılmamış bir lösemi hikayesi, hızlı duygu geçişleri ve anlam vermenin mümkün olmadığı bir final. İçerik; inandırıcılıktan uzak, üzerine düşünülmemiş bir distopya. Hemen her sahnede kullanılan figürasyon atmosferden kostüm ve aksiyon açısından bağımsız, 6-7 kişi etrafında dolaşan olay örgüsü ve tesadüfler zorlama.Tabiri caizse "kör göze parmak sokma."


Neredeyse tamamı Üsküp'de geçen, herkesin Makedon isimlerine sahip olduğu bir filmin tamamında tek kelime dahi Makedonca konuşulmaması, farklı etnik kökenlerden gelen göçmenlerin dahi Türkçe konuşma ısrarı ise tamamen mantık dışı. Durum böyle olunca da filmin amacı ne kadar değerli ve yüce olursa olsun geri planda kalıyor. İzleyicinin inanmadığı bir şeyin desteklenmesi, takdir görmesi bekleniyor. Yönetmenin bir önceki filmi Çiçero'da da büyük oranda görülen ses(dublaj)-ağız senkronizasyon problemi, Acı Kiraz'da da ciddi bir hata olarak tekrar karşımıza çıkıyor. Toparlayacak olursam; ne yazık ki heyecanla beklediğim Acı Kiraz; bize olumlu bir dönüt sağlayacak tek bir argüman dahi veremiyor.


Keyifli haftasonları dilerim.

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış, ilk yorumlayan sen ol.