Anne Gibi Film Afişi

Anne Gibi Filmi Eleştirisi

True Mothers filmi, 39.İstanbul Film Festivali kapsamında çevrimiçi olarak İKSV’de gösterime açıldı.

Yönetmenliğini Naomi Kawase’nin üstlendiği; Toronto ve San Sebastian film festivallerinin programında da yer alan film, gizem kitapları yazarı Mizuki Tsujimura’nın romanından uyarlanarak beyaz perdeye aktarıldı. Film, biyolojik olarak çocuk sahibi olamayan bir çiftin bir bebeği evlat edinmesi üzerine kurulu bir aile draması. Asato adını verdikleri bebeklerini evlat edinmelerinden altı yıl sonra bir gün ansızın bebeğin biyolojik annesi olduğunu iddia eden genç bir kadın ortaya çıkar ve bebeğini geri ister, bebeğini alamaması durumunda ise aileye şantaj yaparak karşılığında onlardan para ister, fakat aile bebeğin gerçek annesinin bu genç kadın olduğundan şüphelidir; bu yanıyla da film biraz gizem türüne bürünür.




Filme genel olarak bakacak olursak filmin gayet başarılı olduğunu söyleyebilirim. Oyuncular film boyunca oldukça etkileyici performanslar sunuyorlar. Filmin mizanseni ve sinematografisi sahneye başarılı bir şekilde yansıtılmış, fakat bu başarıya rağmen sahnelerin seyirci üzerinde herhangi bir çarpıcılığı veya etkisi pek yok. Bu nedenle de her ne kadar başarılı bir şekilde işlenmiş olsa da film, biraz sıradan olmaktan da kurtulamıyor. Buna ek olarak filmin 140 dakikalık süresi yer yer gereğinden fazla uzatılmış olduğu hissini uyandırıyor seyircide. Film duygusal bir aile dramı olsa da seyirciye bu duyguları tam olarak aşılayamıyor; bunun da filmin müziklerinin filmin mizanseni ve sinematografisiyle çok sıradan bir şekilde harmanlanmış olduğundan kaynaklandığını düşünüyorum. Filmin müzikleri, duygusal açıdan seyirciyi ele geçiremiyor, aksine daha çok sahnenin doğal ve canlı imgesiyle birleşince seyircide bir dinginlik oluşturuyor. Bu da zorlu şartlar altında olan karakterler için çok fazla bir his oluşturmuyor, seyircinin karakterlerle bağ kurmasını da biraz zorlaştırıyor. Bu nedenle de seyirci film dünyasına tam olarak kendini kaptıramıyor ve sadece bir süreliğine başkalarının hayatına dahil olan bir gözlemci konumuna düşüyor.


Film; ilk bakışta size, anne olmak ne demektir; gerçek anneniz sizi doğuran mıdır yoksa sizi büyüten midir gibi soruları soruyormuş gibi görünebilir. Fakat, aslında film bundan ziyade bir anne kendi çocuğundan neden ve nasıl vazgeçebilir bunu anlatıyor. Çoğu ebeveyn için düşünmesi bile belki de çok güç olan bu soru filmin odağında yer alıyor. Hem Kurihara ailesinin biyolojik olarak çocuk sahibi olamamalarının perde arkasında onları nasıl etkilediğini, hem de daha sadece bir genç kız olan, bebeğin biyolojik annesi Hikari’nin bu duruma nasıl geldiğini ve bu süreçten nasıl etkilendiğini anlatarak film, aslında herkesin biraz önyargıyla yaklaştığı bu soruya cevap veriyor. Hiç kimse kendi isteğiyle öz çocuğundan vazgeçmek istemez ama hayat şartları da herkes için aynı işlemez. Film de özellikle aslında iki annenin nasıl birer anne olduklarına değil onların hayat şartlarını seyirciye yansıtıyor. Böylelikle film, herkesin belki kolaylıkla hatta bazen düşünmeden cevap verebildiği bu soruları, ‘’sadece doğurmakla anne olunmuyor’’ tarzı tabulaşmış önyargıları yıkarak seyirciye bir kez daha düşündürüyor. Film uzun süresine rağmen, oldukça başarılı bir şekilde işlenmiş bir aile draması olarak Filmekimi programında izlemek için güzel bir seçenek. Şimdiden herkese iyi seyirler dilerim.

Yorumlar