Anons Film Afişi

Anons Filmi Eleştirisi

Başarısız bir darbe girişimi: Anons...

Mahmut Fazıl Coşkun’un senaryosunu Ercan Kesal’la birlikte yazdığı ve 75. Venedik Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü ile dönen 2017 yapımı Anons, Mubi platformu aracılığıyla izleyicilerle tekrar buluştu.




Yıl 1963. 60 Darbesi sonrası ordudan tasfiye edilen komutanlar bir darbe girişiminde bulunacaktır. Teğmen Şinasi, Binbaşı Kemal, Binbaşı Rıfat ve Albay Reha darbenin İstanbul ayağında önemli bir rol oynayacak ve darbenin halka duyurulmasını sağlayacaktır. Film bu dört askerin hesaba katmadığı engelleri aşma çabasını konu ediniyor.


Öncelikle yönetmenin hikâyeyi ele alışına değinmekte fayda var. Darbeyi ele alan bir filmin yönetmeninden de politik bir duruş bekleriz. Fakat hikâyede ne darbeye ne de onu gerçekleştiren askerlere yönelik negatif veya pozitif bir yaklaşıma yer verilmemiş. Bu da hikâyenin yalınlaşarak, bu dört askerin sanki sıradan bir gecede yaşadığı olaylar gibi görünmesine sebep olmuş. Filmin ana türlerinden birinin komedi olması buna karşı bir argüman olarak sunulabilir. Fakat Jojo Rabbit gibi komedi unsurlarıyla politik yaklaşım sergileyen filmleri gördükçe, Anons’un bu anlamda da yeterli olmadığını söyleyebiliriz.

 

Mahmut Fazıl Coşkun uzun diyalogları tercih etmeyen bir yönetmen. Karakterlerinin kendilerini kısa diyaloglarla ifade etmesi bazen filme çok gerçekçi bir hava katarken bazen de bir yarım kalmışlık, eksiklik hissi yaratabiliyor. Bu da senaryodaki diyalogların zayıf kaldığı algısını yaratıyor. Yönetmen üçüncü uzun metrajında da kısa diyalog tercihine devam ediyor. Fakat önceki filmlerine kıyasla, Anons’un diyalogları olumsuz bir algı yaratmıyor.


Gelelim kamera kullanımına. Yerli sinemamızda istisnalar dışında kameranın dramatik yapıyı destekleyecek şekilde kullanımına pek rastlayamıyoruz. Tercih edilen kadrajlar, kameranın sabit veya hareketli olması gibi seçimler ağırlıklı olarak estetik kaygı temel alınarak tercih ediliyor. Bu da kameranın asli görevi olan hikâye anlatımındaki rolünün değişmesine ve zayıflamasına sebep oluyor. Bunun sonucunda hikayesi zayıf fakat kadrajlarıyla izleyicileri tatmin etmeye çalışan filmlerin sayısı da artıyor. Anons kamera kullanımıyla istisnalar sınıfına giren bir yerli film. Darbeyi halka duyurmaya çalışan askerlerin sürekli karşılarına çıkan engeller ve hep anonsu ertelemek zorunda kalmaları bir durağanlık hissi yaratırken, sabit kamera kullanımı bu hissi güçlendiriyor ve film bu durağanlık hissini etkileyici bir biçimde izleyicilerine aktarıyor.


Filmin prodüksiyon tasarımcısı ve sanat departmanında yer alan herkesin de hakkını teslim etmek lazım. Tercih edilen mekanlar, kostümler ve karakterlerin fiziksel görünümleriyle de dönemin ruhu yaratılmış. Ayrıca zaman zaman Wes Anderson’ı andıran zaman zamansa Film Noir türüne göz kırpan, biz izleyenleri de estetik tatmin açısından doruk noktasına çıkaran sahnelerin yaratılmasında da ekibin emekleri büyük. 


Filmi gişe açısından değerlendirecek olursak çok az izleyici sayısına sahip olduğunu görebiliriz. Kimi insan bunu bağımsız filmlerin ülkemizde hala büyük kitleler tarafından kabul görmemesine bağlayabilir. Bu konuda kesin konuşmak pek doğru olmaz. Fakat bu gibi verilere dikkat eden izleyicilerin, bu filme farklı yaklaşmalarını öneriyorum. Çünkü film bir bütün olarak ele alındığında bağımsız sinema izleyenleri kadar tabiri caizse ‘‘gişe’’ izleyicisine de hitap ediyor. 


Sonuç olarak Anons filmi, hikayesinin yetersiz kalmasına rağmen kamera kullanımı ve diğer estetik ögeleriyle izleyicilerine seyir zevki sunan bir film. 


Keyifli seyirler. 

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış, ilk yorumlayan sen ol.