Asfaltın Kralları Film Afişi

Asfaltın Kralları Filmi Eleştirisi

Yaşanmış, gerçek bir hikayeden beslenen; biyografi ve anı türünün harmanlanmış yapıtı Asfaltın Kralları, yönetmen James Mangold yorumlamasıyla beyaz perdede.



Yaşanmış, gerçek bir hikayeden beslenen; biyografi ve anı türünün harmanlanmış yapıtı Asfaltın Kralları, yönetmen James Mangold yorumlamasıyla beyaz perdede.


Film, Ford Motor Company’nin yarış arabası üretim serüvenine başlamasını konu alıyor. 1960lı yılların başında iflas eşiğindeki Ferrari’yi satın almak isteyen Ford, aldığı kesin ret dönüşü üzerine “Le Mans” şampiyonu Carroll Shelby ile ortak çalışmalara başlıyor. Ferrari’yi yenmek için el sıkışılan bu iş birliği,  agresif tavırlarıyla ün salan Ken Miles’ın direksiyona geçmesiyle farklı boyutlara, türlü çıkar çatışmalarına evriliyor. Takım elbiselilerin takım elbiselilere, aynı takım elbiselilerin bu kez yağlı ellere karşı izlediği ikiyüzlü politikalar, senaryonun başından sonuna kadar kademe kademe artıyor ve film sonunda baskın otorite, kendi kalemiyle yazdığı oyun kurallarını kendi silgisiyle siliveriyor.


Carroll Shelby ve Ken Miles çevresinde dönen hikaye, karakter yaratımı açısından da oldukça başarılı. Efsaneye göre kırık kolunu direksiyona bantlayarak yarışa katılan hız tutkunu Carroll Shelby ve yaşantısı boyunca kendini otomobil beynine adamış yetenekli Ken Miles, oldukça gerçeğe yakın betimlenmiş. Deneyimli oyuncu Matt Damon ve Christian Bale dokunuşlarıyla bu iki karakter, yönetmenin yarattığı dünyaya yakışıyor.  İkilinin arasındaki elektrik, yer yer sürtüşme ve daimi sadakat sayesinde film, dinamiğini bir an olsun kaybetmiyor. Markalaşmış arabalara, yoğun kullanılan araç jargonuna ve kamuoyunca kullanılan “erkeksi” terimine yatkın senaryosuyla da her kesime hitap edebiliyor. Daha önce araba yarışı izlememiş, bir tane bile hız-aksiyon filmiyle ilgilenmemiş hemen herkes kendinden bir şeyler bulabiliyor Asfaltın Kralları’nda. Tüm duyguların oldukça dengeli yerleştirildiği film; başından sonuna kadar durdurulamayan temposu, zengin içeriği ve göz dolduran atmosferiyle seyirciyi eminim ki memnun edecek bi’ iki buçuk saat sunuyor.


Bu iki buçuk saatte “Araba yarışı”, “hız, “hırs” temalarının işlenişi bir yana, uzun soluklu yarış sekanslarına rağmen ana tema olan “aksiyon”; bir paket. Hatta göze hitap eden yarış arabalarla; takım elbiseli yakışıklı adamlarla dolu harika, kurdeleli bir paket. İçerisinde ise birey ve kurumların karşı karşıya geldiği bir sistem barındırmakta: Kapitalizm. Bu kurdeleli pakete uymadığı için, vitrinde parıldayamadığı için, sistem karşısında harcanması muhtemel hayatlar; prensipler mevcut. Paranın verdiği fırsat eşitsizliği var bu paketin içinde, iki kapitalist düzenin üzerine kapak kapattığı iki kahramanın onlarca yıllık emeği var. Klişeleşmiş sonların aksine bu iki kahraman, sonsuza kadar mutlu yaşamıyorlar. Sonsuza kadar mutlu Ford yaşıyor, zamanında yenik duruma düşen Ferrari yaşıyor, bugünlerde Hollywood yaşıyor.



Dilşad Demir