Ateşböceği Yolu Dizi Afişi

Ateşböceği Yolu Dizi Eleştirisi

Dizi Detayları Eleştiri

Netflix'te yayınlanan Ateşböceği Yolu dizisi hakkındaki Cinedb eleştirisi sizlerle.

Aile ve dostluk kavramları üzerine kurulu hikâyesiyle Ateşböceği Yolu dizisi geçtiğimiz günlerde 10 bölümlük ilk sezonuyla Netflix’te izleyicilerle buluştu. Kristin Hannah’ın aynı isimli romanından uyarlanan dizi, aldığı yorumlarla hem izleyici hem de okuyucuyu tatmin etmiş gibi gözüküyor. İkinci sezonunun gelip gelmeyeceğine dair henüz bir açıklamanın olmadığını da söylemekte fayda var.

Uyarlama senaryosunu Maggie Friedman’ın kaleme aldığı dizinin yazar ekibinde Ilene Rosenzweig, Savannah Dooley, John Sacret Young, Marissa Lee, James Ford Jr. gibi kalabalık bir kadro bulunuyor. Maggie Friedman aynı zamanda Stephanie Germain, Katherine Heigl ve Lee Rose ile birlikte yürütücü yapımcı kadrosunda yer almakta.




Dizinin oyuncu kadrosunda Katherine Heigl (Tully Hart) ve Sarah Chalke (Kate Mularkey) dışında şu isimler rol alıyor: Ben Lawson (Ryan), Beau Garrett (Cloud), Ali Skovbye (Genç Tully), Roan Curtis (Genç Kate), Yael Yurman (Marah), Jon-Michael Ecker (Max Brody), Brandon Jay McLaren (Travis), Paul McGillion (Bud Mularkey), Chelah Horsdal (Margie Mularkey), Brendan Taylor (Mutt). Kaliteli ve iyi oyunculuklar izliyoruz ama bir yerde dönemin değişmesine rağmen cast seçiminden dolayı erkekler birbirlerinin aynısı gibi geliyor. Kızların kırklı yaşlarıyla yirmili yaşlarını aynı kişiler oynuyor. Dönem arası geçişte iyi yapılmamış saç, makyaj ve kostüm tercihleri yüzünden hangi dönemde olduğumuzu anlamak zorlaşıyor.

1970’li yıllardan başlayarak günümüze uzanan dizide daha çocukken tanışan ve zamanla birbirlerinin ruh ikizi haline gelen Tully ve Kate’in hikâyesini anlatılmakta. Tully; çocukluğunu büyükannesi ile geçirmiş, aile olmak nedir, sevilmek nedir hiç tatmamış bir kızdır. Annesi alkol ve uyuşturucu bağımlılığı yüzünden o büyürken yanında olamamış, hayatına her dâhil olmaya çalıştığında Tully’de daha derin yaralar açmıştır. Kate ise annesi, babası ve abisiyle dışarıdan bakıldığında örnek bir aile yapısı içerisinde yetişmiştir. Tully’nin annesi ile birlikte Firefly Line’a taşınmasıyla ikilinin kıskanılacak dostlukları başlar. Birbirlerinden farklı yetiştirilmişlerdir, hayata baktıkları nokta farklıdır, farklı giyinirler, farklı düşünürler ama her şeye rağmen birbirlerinin yanındayken gerçek huzuru ve güveni hissederler. Mükemmel, sorunsuz, kavgasız dostluğun olmadığını, yaşanılan şey ne kadar büyük olursa olsun kızarak, kavga ederek, küserek ama ne olursa olsun iletişimde kalarak aşılabileceğini gösteriyorlar bizlere. Arkadaşınızla birlikte izlerseniz pek çok sahnede “bu tam biz” diyeceğinizden eminim. Farklılıklarıyla birbirlerinin hayatlarını tamamlıyorlar. 

Dizi dostluk temasını bir yerde ilerletirken aile nedir? Gerçek sevgi nedir? Ben kimim ve ne istiyorum? sorularının cevaplarını da karakterlere aratmakta. Huzur ve mutluluk denilen şeyin nerede olduğunu buldurmaya çalışmakta. Çok paranın olması mı, hayalindeki işe kavuşmuş olmak mı, yıllarca hayalini kurduğun adamla evlenmek mi, hiç istemediğini düşündüğün şeylerin başına gelmesi mi, yanında git demene rağmen duran insanların olması mı, çekip gitmek mi, kalmak için neden aramak mı? 

Hikâyede yer alan karakterlerin hepsi gündelik hayatımızda gördüğümüz kişiler. Eşimiz, dostumuz, alt komşumuz belki de. Hikâyeye ilk bakıldığında pek bir şey olmuyor gibi. Film izleyicisi olarak pek çok sahnenin neden var olduğunu sorgulayabilirsiniz. Ancak dizinin hızlı hızlı anlatayım diye bir kaygısı yok. Neredeyse gerçek hayatta ne oluyorsa her şeyiyle gösteriyor uzun uzun. Çocukluk, ilk gençlik yıllarında yaşanan olayların insanın tüm hayatını etkilediği defaatle gösteriliyor. Annesizlik, takdir görmeme, onaylanmama, yalan söylenme, erkek arkadaşına hayır diyememe, görünüşünden dolayı eleştirilme, bastırılmak zorunda kalan duygular, güçlü görünmek için saklanan mutsuzluklar ile büyüyen çocukların hikâyesini izliyoruz. Hangimiz bu benim hikâyem değil diyebilir ki?

Belli bir yerden sonra tahmin edilebilirliği artıyor. Eğer iyi bir romantik komedi izleyicisi iseniz karakterler arasında yaşanmış, yaşanabilecek potansiyel ilişkileri çok kolay tahmin edebilirsiniz. Daha önce okuduğunuz bir kitabı yeniden okumak gibi. Seyir zevkini düşürdüğünü söyleyemem. Bölüm içerisinde “ne oldu da bu hale geldiler?” sorusunu sorduruyor çünkü. 

Teknik anlamda bakıldığında göze yanlış gelen renk tercihleri, ardı arkası kesilmeyen devamlılık hataları, neden kullanıldığına anlam verilmeyen lens ve kadraj seçimleri olsa da hikâyesinin gerçekliğiyle, izlerken durup düşünme fırsatı tanımasıyla arkadaşınızla, kardeşinizle, eşinizle izleyip keyif alacağınız bir yapım Ateşböceği Yolu. 

Yorumlar