Bumblebee Film Afişi

Bumblebee Filmi Eleştirisi

Transformers denilince aklıma vurdulu kırdılı robot savaşları geliyordu. Bol görsel efektli, patlamalı kimin kime ne yaptı takip edemediğim film serisi… Evet, bu seri Michael Bay’ın 5 filmlik serisi.  Ve pek de iyi bir izlenim bırakamadı üzerimizde. Hal böyleyken yeni bir Transformers evreninde geçen filme gitmek, nasıl desem… İnsanın içine sinmiyordu. Ama bu film biraz farklı. 
Filmin yeni bir Transformers serisini başlatacağı söylemleri geldi kulağımıza. Her ne kadar tüm hikâyenin başını anlatıyor olsa da filmin ton, tasarım ve kamera önü ve kamera arkasında kadro değişimi seriyi yeniden başlatmaya çok müsait gözüküyor.
Filmin yönetmen koltuğunda, ilk filmi Kubo and the Two Strings’le son derece özgün bir animasyona imza atan Travis Knight yer alıyor. Kubo’da hem hikâye anlatımı hem teknik beceri hem de anlatıya kattığı duygusal tonla başarılı bir iş çıkarmıştı.  Bu izleri Bumblebee filminde de görüyoruz.

Bumblebee duygunun bir adım daha önce çıktığı bir film olarak karşımızı çıkıyor. Şirin, utangaç, yeni geldiği bu dünyaya karşı ürkek bir Autobot. Etkili bir giriş sahnesiyle başlayan film, görsel efektlerin gözleri kamaştırdığı savaş sahneleri dışında diğer Transformers filmlerinden oldukça ayrılıyor.  Filmin konusu kısaca şöyle; Cyberton’da Savaşçı rolüyle kahramanlıklar sergileyen Bumblebee, Optimus Prime tarafından dünyaya yeni bir üs inşa etmek için gönderilir. Daha sonra dünyaya inişi sırasında yaşanan bir takım nahoş olaylar sonrasında Bumblebee, hem konuşma yeteneğini hem de hafızasını kaybeder. Yolu, asi, güzel, babasını kaybetmiş olan, isyankâr ergen Charlie ile kesişir. İkili arasında güçlenen bağ zamanla giderek artar. Decepticon'lar Bumblebee'yi bulmaya ve yeni hayatını bozmaya niyetlidirler.

Michael Bay’i tanıyoruz; onun içinde olduğu her film devasa patlamalardan oluşur. Bay ardan çekilip senaryo kadın senariste teslim edilince ortaya izlemesi zevkli, keyifli ve oturaklı bir film çıkmış. 100 milyonluk bütçesi ile Transformers serisinin en az harcanan filmi Bumblebee, aynı zamanda ilk kadın başrolün olduğu filmdir.

1987 yılında geçen hikâye, Charlie’nin dünyayla kurduğu ilişki ve iletişimin merkezine dönemim önemli şarkıcı ve gruplarını -özellikle de The Smiths’i- yerleştiriyor. Optimus Prime, 80’ler temalı bir görünüme sahip çizgi roman tadında. Bumblebee’nin dönüştüğü arabanın vosvos olması da 80’lerden dolayıdır.

Oyunculardan bahsetmek gerekirse Charlie Watson karakterini canlandıran Hailee Steinfeld sosyal ilişkileri zayıf, çekici ergen rolünde gayet iyi bir iş çıkartmış. Oyunculuğu bu rolde hiç sırıtmadı. Neredeyse her karede farklı bir kıyafetle karşımıza çıkması da gözlerden kaçmadı. Kostüm tasarımı konusunda iyi bir iş çıkartıldığını söyleyebiliriz. Bir diğer dikkat çeken isim ise John Cena. Agent Burns tiplemesine ne kadar uymuş olursa olsun, sanki “John Cena var bu filmde” denmek için konulmuş düşüncesinden kendimi alamadım.  Oyunculuğu adına kötü bir yorum yapamam ama gerçekten Agent Burns karakterini filme çok gerekli miydi? Bilemedim
İçerisine dünyayı yok etmek isteyen robotların savaşın serpiştirildiği bir dostluk hikâyesi olan Bumblebee, seçilen şarkı ve olay uyumuyla yer yer izleyicileri güldüren zaman zaman duygulandıran sahnelerle dolu.

Bir robot ve insan arasında yaşanan sıcak dostluğu yeniden tatmak, Transformers evreninde güzel bir yolculuğa çıkmak, seksenler ergenliğine kendinizi bırakmak için bu filmi kaçırmayın.

Keyifli seyirler dilerim…

Film Eleştirileri