Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu Film Afişi

Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu Filmi Eleştirisi

Yönetmen koltuğunda Özer Feyzioğlu’nun oturduğu film; sayısız dünya ve olimpiyat şampiyonluğuyla rekorlar kıran, ufak tefek ama çok güçlü olması sebebiyle “Cep



Yönetmen koltuğunda Özer Feyzioğlu’nun oturduğu film; sayısız dünya ve olimpiyat şampiyonluğuyla rekorlar kıran, ufak tefek ama çok güçlü olması sebebiyle “Cep Herkülü” olarak anılan, Türkiye’yi halter sporuyla tanıştıran, tarihe mâl olmuş milli sporcu Naim Süleymanoğlu’nun hayatını konu alıyor. Biyografi-dram türündeki eser, sporcunun yaşamı ekseninde 1980 Türkiye’sinin siyasi durumuna, ilticaya, basın-yayın kısıtlaması gibi evrensel sosyolojik problemlere değinip Türkiye’nin dönemsel yapısından da söz ediyor.


Filmin yapımcısı Mustafa Uslu: “İnsanları kemik gibi birbirine kitleyecek.” 


Yapımcısının iddialı yorumlarıyla merakları üzerine çeken filmin çekimleri, Türkiye dahil olmak üzere yaklaşık 20 ülkede tamamlandı. 22 Kasım Cuma günü vizyona giren Cep Herkülü, yayınladığı ilk fragmanla ve 20 Kasım’da gerçekleştirilen basın gösteriminde düştüğü hatalarla umut kırıcı bir giriş yaptı. Fragmanın didaktik ve amaca yönelik tavrı, seslendirmenin başarısızlığıyla birleşince oldukça kötü yorumlar aldı. Banka reklamı mı, propaganda videosu mu, kamu spotu mu ayırt edemediğimiz fragman, bir efsanenin betimleneceği heyecanıyla bekleyen seyirci için hayal kırıklığı niteliğinde. Bu hayal kırıklığı, filmin basın gösterimi ardından daha da arttı. Filmde, Naim Süleymanoğlu’nun Seul Olimpiyat oyunlarında aldığı başarının tarihi yanlış yazıldı. 2017’de aramızdan ayrılan Süleymanoğlu’nun ölüm tarihi ise “2016” olarak yazıldı. Filme konu olmuş bir yaşam öyküsünün böylesine hassas detaylarının gözden kaçırılışı, sinemaseverlerde soru işaretlerine sebep oldu. “Reklamın iyisi kötüsü olmaz.” kampanyası, birden fazla negatif haberle reklam oldu. Ve oldukça kötü bir reklam oldu.


Filmin takdir edilesi detaylarının başında, Naim’in gençliğini canlandıran Hayat Van Eck geliyor. Yetenekli oyunculuğu ve Naim Süleymanoğlu’nu andıran dış görünüşüyle filme keyif katan Hayat, filmin oluşturulmaya çalışılan natürel atmosferine fazlasıyla yakışıyor. Filmin bir diğer olumlu yanı ise senaryo kurulumu. Anlatımı başarılı hikayenin tıpkı bir klasik müzik eseri gibi sık sık yükselip alçaldığı sahneler, seyirciyi çok kez doyum noktasına yaklaştırıyor ve çoğunlukla şaşırtıp ağlatıyor. Ünlü oyuncu kadrosu, estetik çerçeveleri ve izleyiciyi yakalayan dinamiği, barındırdığı milliyetçilik ruhu ile Naim, bu hafta oldukça izlenecek gibi duruyo


Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu, sanılanın aksine bir spor filmi değil. Film, spor açısından Seul olimpiyatlarına odaklanmış. Süleymanoğlu’nun ondan sonraki kariyeri yalnızca yazı yazarak anlatılmış. Spor filmi beklentisiyle filme girenler, olimpiyat sekansları dışında aradığını pek bulamayacak gibi. Bir de filmde ciddi dublaj problemleri mevcut. Kimi zaman kelimeler seçilmiyor, ağız-ses senkronize kalmıyor.


Yapımcı Mustafa Uslu, diğer tüm filmlerinde olduğu gibi güzel bir amaca hizmet ediyor; kıymetli hikayeleri, başarı öykülerini gündeme getiriyor. Yalnız bunu yapış tarzının, üslubunun ne kadar doğru olduğu tartışma konusu. İlaç; dozunda alındığında şifa, dozunu kaçırınca zehir olur. Görüyoruz ki Uslu, Naim’de de dozunu biraz kaçırıyor. Bahsedilmesi gereken kahramanın biyografisine odaklanması gerektiği halde film, seyirciye hassas duygularından ulaşma amaçlı güdüyor. Bu da; ağırlık verilmesi gereken asıl konunun geride kalmasına sebep oluyor. Fikrimizce; Naim filminin başına gelen tarih yazım yanlışları, reklamsal problemler de bu yüzden. Uslu’nun terazisi sık sık dengeyi kaçırıyor.


Sonuç olarak; bahsettiğimiz tüm bu olumlu, olumsuz detaylarına rağmen Naim filmi; hatırlamak ve hatırlatmak için güzel bir örnek. Ne de olsa Ayla, Müslüm ve artık “Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu” ‘nun yapımcısından...(!)



Dilşad Demir