El Bar Film Afişi

El Bar Filmi Eleştirisi

İspanya’nın en önde gelen yönetmenlerinden biriyle tanışmak, korku ve komedi türlerinin nasıl ustalıkla iç içe geçirilebileceğine tanık olmak için bile izlemeye değer.



Madrid’in göbeğinde, işlek bir yol kenarında uzun yıllar varlığını sürdüren, gösterişsiz bir barda birbirinden bağımsız bir grup insanın yolu kesişir. Kimsenin kimseye dikkat etmediği, hızlıca ihtiyacını giderip yoluna gitmeye hazırlandığı sırada bir silah sesi duyulur. Az önce bardan ayrılan müşteri kapının önünde kanlar içinde yatmaktadır. Çıkıp adama yardım etmekle güvenli alanda kalmak arasında tartışma ve panik sürerken bir kişi dayanamayıp yardıma çıkar. Telefonların çekmediği, sokağın ise ansızın ıssızlaştığı bu gerilimli ortamda yardıma çıkan kişinin de vurulması içeride kalanların paniğini katlar. Herkesin aklına ilk gelen bir terör saldırısı olur. Üstelik televizyonda ne olduğunu anlamalarına yardımcı olabilecek hiçbir şey gösterilmemektedir. Ne yapacaklarını bilmeksizin tahminler yürütüp tartışırlarken kapının önündeki cesetlerin ve sokağa yayılmakta olan kanın kaybolduğunu fark ederler. Tahminler paranoyayı, paranoya ise birbirlerine düşmelerini beraberinde getirir.

Cadılar Zamanı, Son Sirk, Halkımız Avanta Peşinde gibi filmleriyle tanıdığımız komedi-suç-gerilim türlerinin ustası Alex de la Iglesia’nın yönetmenliğini yaptığı gerilim dozu yüksek ve oldukça klostrofobik bir filmdir. İnsan ister istemez bu malzemeyle ne kadar şahane bir tiyatro oyunu katabileceğini düşünürken yönetmen beklenmedik bir dönüşle kahramanları tiyatronun imkânlarını zorlayacak sınavlardan geçiriyor. Kameranın daha aktif kullanıldığı bu bölümlerde lens seçiminden oyuncular üstünde steadicam kullanımına kadar her detay seyircinin sıkışmışlık hissini daha da güçlendiriyor. İnsanların ölümle karşı karşıya kaldıklarında neye dönüşebileceklerini, ne kadar ileri gidebileceklerini ve yaşama iç güdüsünün ne kadar güçlü bir motivasyon olduğunu gözler önüne sererken Iglesia mizahı da elden bırakmıyor. İspanya’nın en önde gelen yönetmenlerinden biriyle tanışmak, korku ve komedi türlerinin nasıl ustalıkla iç içe geçirilebileceğine tanık olmak için bile izlemeye değer.