Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum Film Afişi

Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum Filmi Eleştirisi

Film Detayları Eleştiri

Netflix'in yeni filmi Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum; Cinedb eleştirisi...

Oscar ödüllü Eternal Sunshine of the Spotless Mind/Sil Baştan filminin senaristlerinden Charlie Kaufman’ın son filmi aynı adlı kitaptan uyarlanan ve Netflix’te gösterime giren I’m Thinking of Ending Things. Iain Reid imzalı psikolojik gerilim türündeki eserin film versiyonunda Kaufman, senaristlik ve yönetmenlik yanında yapımcılığı da üstleniyor.




2 saat 14 dakikalık film, anlatıcı kadın karakterin erkek arkadaşı Jake’in ailesiyle tanışmak için şehirden uzaktaki çiftliklerine gitmesini konu alıyor. Belki de sıkıcı denebilecek derecede tanıdık olan bu konuya yazar Reid ve Kaufman farklı bir açıdan yaklaşmış. Anlatıcının ilişkisi, kendisi ve gerçekliği hakkında düşündüğü bir çeşit gerilim, dram ve yol filmi aslında I’m Thinking of Ending Things. Filmin büyük çoğunluğu arabada Jake ve anlatıcı arasında geçen diyaloglardan oluşuyor, bu kısımlar karakterlerin kendilerini seyirciye açtıkları kısım olarak düşünülebilir. Anlatıcıya bir isim veremediğimi fark edeceksiniz, film süresince kendisine birçok farklı isimle hitap ediliyor ki bu da aslında bir şeylerin tam olarak doğru olmadığının ilk işaretlerinden.


Gerçeklik, zaman ve düşüncelerin gerçekliğe etkisi film boyunca merkez alınıyor. Eternal Sunshine of the Spotless Mind’daki gibi rüyavari bir filmle karşı karşıyayız. Zaman ve insanın ilişkisi ile gerçeklik ve insan ilişkisi sürekli sorgulanırken, insanların bu iki konsepti algılayışı üzerinde de durulmuş. Anlatıcı kadın, Jake ile tam olarak ne kadar süredir sevgili olduklarını bilmiyor; 6-7 hafta gibi kısa bir süre olduğunu söylese de ona çok uzun zamanmış gibi geldiğinden bahsediyor. Bunu onu sevdiği için söylemiyor, ilişkileri konusunda pek emin değil, ilişkilerini bitirmeyi düşünüyor. Gerçeklik ve zaman demişken rüyaların yanında şizofreni ve sanrılardan bahsetmezsem olmaz. Filmde bunun üzerinden çıkarımlar yapılabilecek sahneler de var.


İzlerken nedenini anlamasanız da yer yer gerildiğinizi ve rahatsız olduğunuzu fark edeceksiniz. Bu filmin güçlü yönlerinden biri, kitabın açıklama yazısında da geçtiği gibi “Korkacaksınız ama neden olduğunu bilemeyeceksiniz..” Atmosferin etkisini bolca hissettiğimiz film boyunca 4:3 çerçeve oranı kullanılarak karakterlerin hissettiği basıklık arttırılmış. Renk paletinde genellikle orta tonlarda renkler tercih edilmiş. Detayların ve atmosferin fark edilmemesi imkansız bir şekilde değiştiği de unutulmamalı. Belli bir andan sonra hikayede bir bağ kurmanızın hatta anlam çıkarmanızın güçleşeceği yerler olacak. Burada Anlatıcı ile benzer duygular yaşıyor, film bittiğinde ise elimizde sadece daha çok soruyla kalakalıyoruz. Bu özellikle filmin ortalarında gerilim hissini ateşleyen etkenlerden biri. Son olarak, yer yer müzikal, film ve edebiyat referanslarının bulunması filmi pekiştirirken eserleri bilmeyen insanlar için kopukluk yaratabiliyor. Ancak bunun uzun vadede bir sorun teşkil etmediğini söyleyebilirim.


Film, kitabı severek okuyanlar ve Kaufman hayranları başta olmak üzere birçok kişiden geçer not almış gibi. Yer yer yavaş temposu nedeniyle yorsa da özellikle oyunculuklar, diyaloglar ve çiftlikteki sahneleriyle bu yıl çıkan en iyi filmlerden biri olduğunu söyleyebilirim. Şimdiden iyi seyirler!

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış, ilk yorumlayan sen ol.