Her Şeyin Teorisi / The Theory Of Everything Film Afişi

Her Şeyin Teorisi / The Theory Of Everything Filmi Eleştirisi

Stephen Hawking'in hayatını anlatan Her Şeyin Teorisi filminin Cinedb eleştirisi sizlerle.

Pandemi dönemiyle birlikte eve kapandığımız şu günlerde, film izlemek herkes için çok güzel bir boş zaman aktivitesi haline geldi. Yeni filmlerin vizyona girmemesiyle de daha önce belki de yoğunluktan izleme imkanı bulamadığımız eski filmler ön plana çıkmaya başladı. Bu filmlerden biri de; 2018 yılında kaybettiğimiz ünlü fizikçi Stephen Hawking’in hayatına ve özellikle de karısıyla olan ilişkisine odaklanan 2014 yapımı The Theory of Everything (Her Şeyin Teorisi). Jane Hawking’in Stephen Hawking ile olan yaşantısı ve ilişkisi üzerine yazdığı kitaptan beyaz perdeye uyarlanan filmde, başrolleri Eddie Redmayne ve Felicity Jones paylaşıyor. Yönetmenliğini James Marsh’ın yaptığı film, 2015 yılı Akademi Ödüllerinde, en iyi film kategorisi dahil 5 dalda aday olmayı başarmış ve Eddie Redmayne’e de en iyi erkek oyuncu dalında Oscar Ödülünü getirmiştir.




Film, Hawking’in Cambridge Üniversitesi'nde öğrenci olduğu sıralarda, edebiyat öğrencisi Jane Wilde ile tanışmasıyla başlıyor ve ilişkilerinin nasıl ilerlediğine odaklanıyor. Hawking’in hayatı, kara delikler üzerine tezini yazdığı sıralarda, daha sadece 21 yaşında bir üniversite öğrencisiyken, ALS hastalığına sahip olduğunu öğrenmesiyle tamamen değişir. Bu hastalık dolayısıyla bütün vücut fonksiyonlarını yitireceği için doktorlar en fazla 2 sene yaşayacağını söylerler. Bunu öğrenmesi üzerine Hawking’in tepkisi ise ‘’peki beyne ne oluyor?’’ olur. Hawking, bu hastalığa teslim olmaz, onun için önemli olan düşünebilmektir. Film, Hawking’in bu süreçte neler yaşadığını ve Jane ile birlikte nasıl bunların üstesinden geldiklerini, olağanüstü oyunculuk performanslarıyla ve duygu yüklü sahnelerle birlikte eşsiz bir görsel şölene dönüşen sinematografisi ile bizlere sunuyor. Fakat, filmin Jane Hawking’in kitabından uyarlama olduğunu tekrar belirtmekle birlikte, eğer filmin Stephen Hawking’in ünlü teorileri üzerine olacağını düşünüyorsanız, film sizi hayal kırıklığına uğratabilir. Çünkü filmin amacı Hawking’in bilinmeyen perde arkasındaki yaşamını, hayatında belki de en büyük destekçisi olan ama pek de kimsenin söz etmediği Jane’i bizlere tanıtmaktır. Stephen Hawking, evren, kara delikler, zaman gibi daha pek çok konuda önemli teoriler geliştirdi, kitaplar yazdı; ama belki de hayattaki başarısını yalnızca üstün zekasına değil, aynı zamanda eşi Jane’e de borçluydu. Film, Stephen Hawking’i bilinen yüzüyle göstermektense, seyircinin bunu zaten bildiğini varsayarak, bizlere onların hayatları boyunca nasıl bu zorluklara birlikte göğüs gerdiklerini anlatıyor. Dram, romantik ve biyografi türündeki bu film, hepimizin bildiği bir dahiyi, olağanüstü ve ilham verici bir hayat hayat hikayesini başarılı bir şekilde beyazperdeye taşıyor; ve sonuç olarak da herkes için umut vadeden, motive edici güzel bir yapıt ortaya çıkıyor. Son olarak, Stephen Hawking’in şu ünlü sözünün filmi güzel bir şekilde özetlediğini düşünüyorum;


‘’İnsan çabasının sınırları olmamalıdır. Hepimiz farklıyız. Hayat ne kadar kötü görünse de, her zaman yapabileceğiniz ve başarabileceğiniz bir şey vardır. Hayat varken, umut vardır.’’  

-Stephen Hawking-


Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış, ilk yorumlayan sen ol.