Küçük Kadınlar Film Afişi

Küçük Kadınlar Filmi Eleştirisi

Little Women, içinde para kazanmak için saçlarını kestirebilen karakterler barındıran bir çocuk kitabı.



Tıpkı ismi gibi, küçük kadınlarımızın elinden düşmeyen; okudukça anlamlanan ve nesiller boyu aktarılmış, dünyaya mal olmuş bir eser. Kısa ve güçsüz saçlarımıza uzun uzun baktıran, "evlilik" kavramını ilk kez tüm çıplaklığıyla önümüze koyup düşündüren, her baskısını tekrar tekrar yeniden okutan bir Louisa May Alcott klasiği. Küçük kadınlar her kız çocuğuna yaprak yaprak sorgulama, keşfediş. Aileye, hayata, sosyal sınıflara, savaşa, masumiyete dair bir öğreti. Bir yola çıkış rehberi. Örneğin ben; küçük bir çocukken neden Jo'nun kendi yaşlarında, zengin, yakışıklı komşusuyla değil de kendinden 20 yaş büyük, şişko, göbekli bir profesörle evlendiğine anlam veremezdim. Şimdi görebiliyorum; Küçük Kadınlar'ı anlamak biraz da büyümek demekmiş.


Little Women; iç savaş yıllarında fakirlikle boğuşan, duygusal olarak idealize edilmiş orta sınıf bir amerikan ailesini anlatır. Anne Mary March; son derece yardımsever, ayakları yere basan, güçlü ve sevgi dolu bir kadındır. Baba, gönüllü olarak savaşmaktadır. Sobası tüten küçük bir evde; dört  ayrı karakter olan Meg, Jo, Beth ve Amy kardeşler birbirlerine anne-baba olmakta; yetmekte ve yetinmektedirler. Bu dört kız kardeş büyüyüp geliştikçe yaşamın farklı zorlukları, farklı yenilgi ve galibiyetleri olurlar. Temelde aynı kaynaktan-evden- çıkan fakat oldukça farklı olan kardeşlerin her birinin kendi doğruları vardır. Hepsinin kendini var ediş yolları ayrı; yetenekleri, inandıkları,  ümitleri farklıdır. Hepsi o kadar uzak ama aslında öylesine aynıdır ki! Tıpkı çocukluk dönemini geride bırakan ve büyüdükçe kendine varan, kendini yavaş yavaş tanıyan bir kadının evreleri gibi. Herkesin kendinde bulabileceği bir kadın, her çocuğun bu yolda tadacağı bir evre.


Yönetmenliği ve senaristliği Greta Gerwig tarafından gerçekleştirilen bu uyarlama, diğer uyarlamalara göre daha feminist bir bakış açısına sahip. Çok dozunda, çok yakışmış bir bakış açısı bu. Yönetmenin genel "feminizm" tavrı bir yana, bu tutum filmin özümsenmesiyle de alakalı bir tutum. Sanki  çocuk yaşlarda bir kızın hayal dünyasıyla benzer, ham "kadın" fikirleriyle aynı. Filmin renk paleti ve kostümleri(takdir edildiği üzere) şahane. Kadrajlar estetik, görüntüler iç ısıtan nitelikte. Geçmişi anılarda canlandıran, bol kahkahalı mutlu sahnelerde canlı renklerin, şimdiki zaman sahnelerinde yorgun suratların bulunduğu kesitlerde soğuk renklerin kullanılması gibi detaylarıyla yaratılan hayali atmosfer, insanın içine sinmekten öte, insanı içine çekiyor.


Filmin en büyük sorunu ise, bu hayali atmosferin gerçeğiyle kurgusunun sık sık çatışıyor olması. Öyle ki bu kadınlar büyüyor, aradan yıllar geçiyor fakat oyuncuların suratlarında bir kırışıklık, bir yaşanmışlık, saçlarında bir uzama-kısalma dahi yok. Bu durum da zaten içiçe geçen zaman kurgusunda karmaşalara yol açıyor. Kitapta da en önemli olay olan Beth'in hastalığı bölümlerinin paralel kurguyla üst üste bindirilmesi, asıl duygudan uzaklaşıp zaman takibi yapmamıza neden oluyor. Fiziksel olarak değişmeyen karakterlerin attığı her adım, seyirciyi o andan koparıp olumsuz anlamda "zamansız" olan bu filmin takviminin yapraklarını karıştırmasına, yılları üzerine düşünmesine yol açıyor. 


Bir diğer olumlayamayacağım nokta ise Prof Bhaer'in yorumlanması. Asıl metinde Bhaer orta yaşlı, tombul, çocuk gülümsemesine sahip, sakar, neşeli biri. Küçüklerle hep iyi anlaşır, cepleri daima kurabiye kırıntılarıyla doludur. Hayat dolu bu adam, kesinlikle filmdeki gizemli, suratsız karakterle aynı değil. Elbette tıpatıp benzemek zorunda da değil, fakat kanımca bu farklı yorum, Jo'nun ve seyircinin  kararının yönünü belirleyen asıl nokta. Durum böyle olunca da dramatik yapı bir nebze zarar görmekte, senaryo; Jo'nun değerini düşürmekte.


Little Women; Saoirse Ronan, Florence Pugh, Timothee Chalamet, Emma Watson, Eliza Scanlen, Laura Dern, Bob Odenkirk gibi güçlü oyuncuları barındıran kadrosu ve güncel yorumuyla başarılı bir uyarlama. Klasikleşmiş “Life is too short to be angry at one's sister. '' diyaloğuyla da içten, güzel bir hatırlatma.

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış, ilk yorumlayan sen ol.