Ritüel Film Afişi

Ritüel Filmi Eleştirisi



Geçtiğimiz yıl sinema tarihine armağan ettiği Hereditary (Ayin) filmiyle çok konuşulan ve gündeme oturan genç Amerikalı yönetmen Ari Aster; yeni ve oldukça iddialı bir filmle gişeleri sarsmaya hazırlanıyor. Hereditary şaşırtıcı şekilde dünya çapında yılın en çok izlenen filmleri arasına girmiş ve ürpertici tablosuyla çok beğenilmişti. Film Türkiye’de de 100.000 izleyiciye oldukça yaklaşmıştı.
 
Ari Aster’in bu seferki durağı İsveç. Kendi yazıp yönettiği Midsommar (Ritüel) filmiyle herkese “abi sen neyin kafasını yaşıyorsun?” sorusunu sorduruyor. Film trajik bir şekilde ailesini kaybeden ve Chris karakteri ile saplantılı bir ilişki yaşayan psikoloji öğrencisi Dani üzerinden ilerliyor. Temaya göre Chris, Mark, Josh isimli üç arkadaş Pelle isimli İsveçli arkadaşlarının daveti ile İsveç’te gizli bir komün yerleşiminde düzenlenen ve her 90 yılda bir özel etkinliklere sahne olan “Yaz Dönümü” adı verdikleri Midsommar şenliğine gidiyor. Chris’in sevgilisi Dani ise bir şekilde olaya dahil olup bu gruba eşlik ediyor. Bu gizemli bölgede yaşananlar üzerine üniversite tezi hazırlamak üzere uyuşturucu ve eğlence dolu bir yolculuk planı ile yola çıkan grup dünya üzerinde olabilecek en sarsıcı geleneklerle tanışıyor. Küçük bir komün şeklinde yaşayan Harga köyünde binlerce yıldır oldukça çılgın gelenekler devam ediyor. Ari Aster; öylesine ilginç bir yapı oluşturmuş ki daha fazla detay verip filminizi zehirlemek istemiyorum. Gidin ve Harga köyündeki inanılmaz ritüellerle tanışın.


 
Midsommar (Ritüel) filmine korku filmi demek tam anlamıyla doğru değil. Tabi insanoğlundan korkmadığınız sürece. Gerçi en korkunç şeyleri yapma potansiyeli de her zaman insanoğlunun elinde orası ayrı. Ayin filmine oranla korku dozunun düşürüldüğü filmde korku filmi klişelerine de yer yok. Aynada beliren görüntülere karakterin psikolojik durumunu göstermek amacıyla birkaç kez başvurulsa da gereksiz jumpscareler yok. Zaten filmin böyle bir şeye ihtiyacı yok. Film gizem, gerilim ve macera kategorileri için yeterince dolu ve başarılı. Film boyunca gerilmek, adı üstünde göreceğiniz ritüeller karşısında kanınız doğmuşcasına şaşırmak, yeri geldiğinde de saçmalıklara karşı kahkahalarla gülmek mümkün. Film çok gerici olmasına rağmen muhtemelen epey gülerek bitireceksiniz haberiniz olsun.
 
Ritüel filmi klasik korku filmi renk paletlerine de sahip değil. Yeşiller ve beyazlar içinde, komedi filmleri kadar parlak renklerle dolu bir film izleyeceksiniz. Çok güzel kostümler, manzaralar, evler, kadınlar, saçlar, danslar ve en önemlisi müzikler sizi bekliyor. Ses tasarımı ile öne çıkan film son derece etkileyici olmayı başarmış. Filmin ses tasarımını filmden bir sahne söylemeden övmeye çalışmak epey zor ancak, Ari Aster’e kesinlikle bu fikirler için şapka çıkarmak gerek. 

 
Korku filmi izlemem” deyip kaçmayın, sanat filmi deyip uzak durmayın, eğer sinemaya uğrama planınız varsa Ritüel filmine mutlaka bir şans tanıyın. Pişman olmayacağınız şeyler görecek, öğrenecek ve hissedeceksiniz. Ayrıca filmi izlerken kendinize şu soruyu sorun; onların yerine ben olsam ne yapardım?
 
A. Sefa Öztürk