Nasipse Adayız Film Afişi

Nasipse Adayız Filmi Eleştirisi

Adana Altın Koza Film Festivali çevrimiçi seçkisinde bulunan Nasipse Adayız filmi Cinedb eleştirisi karşınızda.

Nasipse Adayız; Ercan Kesal'ın 2015'te yayımlanan kendi kitabından uyarladığı, senaristliğini, yönetmenliğini ve başrol oyunculuğunu yaptığı ilk uzun metraj filmi. İlk filminde hemen hemen her kimliğini birleştirdiğini gördüğümüz Kesal, kitabın girişinde de belirttiği üzere -"Anlatılan olaylar ve kişiler kurmacadır… Hayatımız gibi.”- yazdığı her şey kurgu olmakla beraber yazarın mesleği ve deneyimledikleri göz önüne alındığında aslında hikaye gerçeğe oldukça yakın duruyor.




Nasipse Adayız; İstanbul'un bir ilçesinin belediye başkanlığına aday olmak isteyen Doktor Kemal Güner'in, aday adaylığı sürecini anlatıyor. Aday adayı Güner, aylardır sahada üzerine çalıştığı bu projenin tohumlarını alacağına inandığı bir gece düzenler. Bir Numara'nın gözüne girip aday olmayı başarabilmek için birçok yol deneyen Güner için bu büyük gece oldukça önem taşımaktadır. Fakat o gün gelip çattığında beklenmedik olaylarla karşılaşan karakterimiz, tanıdığını sandığı insanların daha önce hiç görmediği suratlarıyla karşılaşır.


Kahramanımızın yeni yeni öğrendiği farklı insan ilişkilerini ve bu öğretinin doğrudan bağlantılı olarak kendisinde oluşturduğu değişimleri anlattığı film, hemen hemen tek günü tüm filme sığdırıyor. Hiyerarşi merdiveninin her basamağında, büyük küçük demeden herkesin salt çıkarlar peşinde koştuğu ve konuştuğu; oy, görünmek ve yükselmek amacıyla değerlerini yok sayan, etik değerlerini yitirmiş, kulpuna uydurabildiği sürece vicdanını yok sayan günümüz siyasetçilerinden ve siyaset manzaralarından gerçeğe çok yakın kesitler sunuyor. 


Karakterimiz Kemal Güner'in bir türlü kendiyle baş başa kalamayış metni, filmin uzun planlar üzerine kuruluşuyla destekleniyor. Her sahnenin dinmeyen temposu, kesilmeyen insan trafiği, oldukça sık yer bulan; karakterin kaybolduğu, sıkıştığı ve sığamadığı planlarıyla Nasipse Adayız, aktarmak istediği duygu ve yaratılan çerçeveleri açısından tam bir uyum içinde. Fakat vasat denilebilecek düzeydeki oyunculuklar, kronolojik olmasına rağmen kafa karıştırıcı bir zaman kurgusuyla bağlanan film; seyirciyi Ercan Kesal'ın bilinen, sahici, sıcak üslubuyla cümle cümle işlediği roman kadar tatmin edemiyor. Senaryo açısından kitabın getirdikleriyle yeterli görünen Nasipse Adayız, yönetim açısından ne yazık ki kitapla karşılaştırmaya giriyor ve film, halihazırda romanla oluşturulmuş beklentinin oldukça altında kalıyor. Siyaset üzerine sosyolojik ve bireysel içgörüler barındıran film; derinliği ve sinema dili açısından oturmamış fikirleriyle başarılı bir gözlem filminin ötesine geçemiyor.     


Nasipse Adayız ile yönetmenlik kariyerine adım atmış Ercan Kesal'ı kutluyoruz. Filmin dillerden düşmeyen sloganı gibi, -"Onu Tanıyorsunuz."-  O'nu tanıyoruz ve nasipse daha güzel filmlerini izlemeye adayız.

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış, ilk yorumlayan sen ol.