Oğul-Ana Film Afişi

Oğul-Ana Filmi Eleştirisi

Film Detayları Eleştiri

Mahnaz Mohammadi'nin Oğul-Ana Filminin Cinedb Eleştirisi...

39. İFF Uluslararası Yarışma'da Halk Ödülü’ne adaylığı bulunan filmler 9 Ekim’den itibaren seyirciyle buluşmaya başladı. 12 Ekim akşamı filmonline.iksv.org adresinden çevrimiçi izlenmeye açılan iki yapımdan biri ile sinemasıyla sıkça kendinden söz ettiren İran’a gidiyoruz. Yönetmen ve kadın hakları savunucusu Mahnaz Mohammadi’den Oğul-Ana, İran sinemasının son zamanlardaki en hüzünlü filmleri arasında gösterilmekte. Film, belgesel alanında çalışmalarıyla tanınan yönetmenin ilk uzun metraj kurgu-dram türündeki yapımı. Senaryosunun Cannes ve Altın Portakal gibi festivallerde ödülleri bulunan yönetmen-yazar Muhammed Resulof tarafından yazıldığını da not düşelim.




Dul bir kadın olan Leila’nın iki çocuğunu tek başına yetiştirmeye çalışırken, toplumun baskıcı yapısında gelenekler ve “kim ne der?” korkusuna karşı mücadele etmesinin öyküsünü izliyoruz. Maddi imkansızlıklarla boğuşurken Leila’ya bir evlenme teklifi gelir ancak öncelikle yerine getirilmesi gereken bir şart vardır. Evleneceği adamın bir kızı olduğundan, insanlar sık sık bu kız ile yaşıt oğlu Amir’in aynı evde kalmasını doğru olmayacağından bahseder ve Leila’ya Amir’i bırakması gerektiği söylenir. Dul bir anne olması ekonomik ve sosyal olarak onu zorlarken evliliği kabul etmesi öğütlenir, peki o oğlundan vazgeçebilecek midir?


Film iki kısma ayrılmış, böylece hem Leila hem de Amir’in bakış açılarını görme imkanımız oluyor. Leila’nın bakış açısı, günümüz İran’ında toplumsal hayatta kadınların yaşadığı birçok sorunu seyirciye yansıtmakta başarılı bir iş çıkarmış. Her yerde ve her zaman kadınların bir erkek üzerinden tanımlandığını görüyoruz. Kadının bir eş ya baba figürü olmadan varlığını sürdürebilmesi çok zor. Hakaretler, aşağılamalar, dedikodular, toplumsal korkular hep kadının etrafındaki erkekler veya erkeksizliği üzerinden inşa ediliyor.  

 

Amir’i canlandıran Mahan Nasiri küçük yaşına rağmen güzel bir performans sergilemiş. Film süresince, Amir’in annesinin bulunduğu durumu bir oğlan çocuğu olarak nasıl algıladığını merak etmemek ise elde değil. Henüz 10 yaşında bile olsa geleneklere toplum bazında bu kadar önem verildiği ve kadınların erkekler üzerinden değerlendirildiği düşünülürse, bir oğlan çocuğu olan Amir’in hissettiklerinin tam olarak dillendirilmemesi üzücü. 


Genel anlamda gerçekçi ögelerden oluşan film, yönetmenin sosyal aktivist ruhunu içinde taşıyor. İran’ın erkek egemen dindar toplumunda bağımsız bir kadın olmaya çalışmanın zorluklarını güzel anlatan Oğul-Ana, İFF Uluslararası yarışmanın iddialı adaylıklarından biri. Herkese şimdiden iyi seyirler!

Yorumlar