Ölümcül Makineler Film Afişi

Ölümcül Makineler Filmi Eleştirisi

Philip Reeve'in kıyamet sonrası dünyanın bir portresini çizdiğinde büyük ilgi gören, hayal gücünün bu denli kaliteli bir şekilde politik göndermeler ve felsefe ile harmanlanıp insanların anlam arayışı ve bunca yıllık dünya hâkimiyetine eleştiride bulunduğu eserinden uyarlanan film; “Ölümcül Makineler” vizyonda.

Yönetmen koltuğu için uzun süre “Yüzüklerin Efendisi” üçlemesini beyaz perdeye aktararak büyük dikkat çeken ardından “Hobbit” ile giriştiği farklı olma, en yenisini kullanma, teknolojinin tüm nimetlerinden faydalanma takıntısının onu oldukça başarısız üç filme götürdüğü usta yönetmen Peter Jackson konuşuldu ancak daha sonra o koltukta oturacak ismin Jackson ekolünün takipçilerinden uzun süre Jackson filmlerinin sanat yönetiminde çalışmış ve gerçekten iyi işler ortaya koymuş olan Christian Rivers olduğunu öğrendik. Jackson ise yapım ve yönetimde halen söz sahibi konumdaydı. 
 
Film diğer Peter Jackson filmlerinde de gözleyebileceğiniz gibi -ki “Yüzüklerin Efendisi” serisini burada tenzih ederim.- iyi bir karakter gelişimi barındırmıyor. Alelacele ve hatta tabiri caiz ise yolda aceleyle koştururken çarpışarak tanıştığımız karakterler var. Uzun soluklu bir macerada öykünün kahramanlarını her ne kadar bir kitap uyarlaması olsa dahi yeteri kadar iyi tanımadığımızı düşünüyorum. 
Görsel şölen diyebileceğimiz, renkleri ve keskin kontrastı ile beğenimizi kazanan filmin üstüne bir de iyi işlenmiş kurgusu filmi izlenecekler listenize eklemek için yeterli bir sebep sayar mısınız? O size kalsın. 
 
Burada da bitmiyor gerçi. Ağır politik göndermeler bulunduran öyküde güneşin doğudan bir kez daha yükselişi mesajı beni tatmin etti. Kıyamet sonrası senaryoların en yaratıcılarından biri olduğu kadar Reeve’in kaleminin mürekkebi gerçek dünyadan doldurulmuş. İngiltere’nin geleneksel sömürgeci tutumu filme güzel bir şekilde yansıtılmış. “Büyük balık küçük balığı yer” mantığıyla hareket eden bir zihniyetin çizilen portresine dâhil edilmiş dinsel yozlaşma mesajları önemli detaylardı hiç şüphesiz. Bir kilisenin içinde gizlenmiş kuantum silahları, harabeye dönmüş dünyanın daha ne kadarını kaldırabileceğini düşünmeden gözü dönmüş çakallar gibi etrafına saldıran devasa hareket eden şehirler ve buna çanak tutan insanların sonda yaşadığı hazin utanç ve pişmanlık... 
 
Ne yapalım? Biz insanoğlu böyleyiz belki de ve hep böyle kalacağız. Birbirini parçalayan dinozorlardan daha vahşi bir canlı olarak tarihin unutulacak sayfalarında yerimizi alacağız. Neden mi? Çünkü bir dinozorun aksine bizde vicdan ve akıl var. (!)
 

Film Eleştirileri