Örümcek Ağındaki Kız Film Afişi

Örümcek Ağındaki Kız Filmi Eleştirisi

Yazarımız Tayfun Çidem'in Örümcek Ağındaki Kız filmi hakkındaki yorumları.


Stieg Larsson’ın Milenyum üçlemesinde hayat verdiği Lisbeth Salander karakteri yazarın ölümünden sonra David Lagercrantz imzasıyla yaşatılmaya devam edildi. Aynı isimli romandan uyarlanan filmi ise “Nefesini Tut” ile de tanıyacağınız Fede Alvarez yönetiyor. Lisbeth Salander’in geçmişine ışık tutan yapımda bu kez Lisbeth karakterini Claire Foy canlandırıyor.

Alvarez’in sevdiği melankolik, ruhu köşeye sıkıştıran atmosfer bu filmde daha da öne çıkmışa benziyor. Stockholm’de geçen öykünün göze hitap eden büyük bir yanı var. Ülkemizde de soğuk ve yağışlı bir havanın hâkim olduğu şu günlerde bu filmi izlerken üşümemek elde değil. Aman kalın giyinin!
 
Gri tonlarının hükmettiği filmin bahsettiğim atmosferdeki renk uyumu ilk bakışta cansız bir görüntü yaratmış gibi gözükse de öykü aktıkça yerli yerinde bir uygulama olduğu anlaşılıyor. Bu monoton griliğin içinde zaman zaman cırt kırmızılar, siyahlar görmek; renkte yakalanan hoş kontrast beni memnun etti. 
 
Dramatik inşa oldukça başarılı gözüküyor; zaten bir uyarlama filmden bahsedildiğinde büyük olasılıkla dramatik yapıda büyük bir sorun bulamazsınız. Bu gibi filmler üzerinde çokça düşünülmüş, iyi kurulmuş filmlerdir. Tabii, esere sadık kalındıysa. 
 
Güncel bir “Batman: Dark Knight” havasının estiği filmde birkaç küçük; fizik kurallarının yok sayıldığı sahne dışında bir eksiklik görmedim. Yüksek tempolu aksiyon sahnelerinde ve özellikle kaçma-kovalama gibi eylemlerde akıcılık ön planda tutulmuş denebilir. Gaz maskeli sahneler dışında takipte zorluk yaşamadım. 
 
Filmde, karakterlerin hiçbiri ihmal edilmeden motivasyon betimlemeleri göze çarpıyor. Bu da beraberinde iyi bir karakter gelişimi izlediğimiz anlamına geliyor. Lisbeth’in yüzleştiği geçmişi ve aslında kendine yıllarca yüklediği büyük suçluluk hissiyatı da gün yüzüne çıkıyor. 
 
Genel anlamıyla toparlarsak “Örümcek Ağındaki Kız” keyifle izleyebileceğiniz, +13 olarak vizyona giren, kaliteli bir roman serisinin ekolünden yeni bir kalemin eseri olarak gelmiş bir hikâyeye sahip iyi bir filmdir. Ama yine söylüyorum... İsveç soğuk, salonlar da soğuk. Siz iyisi mi battaniyelerinizi alıp gidin.
 
Keyifli seyirler dilerim. 

Tayfun Çidem

Film Eleştirileri