Oscar’a Doğru: The Post

Yönetmen: Steven Spielberg Oyuncular : Meryl Streep, Tom Hanks, Carrie Coon, Bob Odenkirk, Alison Brie, Jesse Plemons   Filmi yorumlamaya başlamadan önce bir noktaya değinmek istiyorum.  Meryl Streep, Tom Hanks, Steven Spielberg gibi sanatçıları herhangi bir ödül töreninde yarışırken görmek artık biraz garip geliyor. Diğer genç yetenekler yarışa bir sıfır geriden başlıyor gibi. Bir çok sanatçı için bu isimlerle yarışıyor olmak bile büyük onur ama biraz da Sezen Aksu’ nun gençlerle beraber Yılın Popçusu yarışmasına katılması gibi oluyor. Sanırım dönemlerine tarih yazmış bu usta sanatçıları kimseyle yarıştırmamak ve ömür boyu başarılarını teyit etmek gerekiyor. Zira bu üçlü bir araya geldiğinde ortaya zaten kötü birşey çıkamaz. Sadece beklentiler çok yüksek olduğu için bazen istediğimizi bulamama hissini yaşıyoruz. Ben The Post’da aynı hisse kapıldım. Saydığım sebeplerden dolayı çok daha fazlasını görmeyi bekliyordum. Ama bu kadarı için bile baştan üç sanatçıya da teşekkür etmek istiyorum. Onları daha ne kadar izleme şansı buluruz bilmiyorum. Umarım daha uzun yıllar filmlerini izleme imkanımız olur. Buna rağmen film sadece En İyi Film ve En İyi Kadın Oyuncu  dallarında Oscar adayı oldu. Şaşırtıcı bir şekilde Spielberg  ve Tom Hanks herhangi bir dalda aday değiller. Dediğim gibi her iki sanatçının da yeteneğini ölçmek açıkcası bize düşmez. Akademinin taktiri diyelim. Film, Vietnam Savaşı’nın ortaya çıkışına dair bir takım devlet sırlarının açığa çıkış sürecinde özgür basın ile devlet yetkilileri arasında yaşananları anlatıyor. Bu anlamda Amerika tarihinde sansüre karşı verilmiş en büyük mücadelerden birini izliyoruz. The Washington Post ve The New York Times’ın sıkı rekabet halinde olduğu bir ortamda olaylara The Washington Post ekibinin gözünden bakıyoruz. Gazetenin genel yayın müdürü Ben Bradlee’yi Tom Hanks ve gazetenin yayıncısı Kay Graham’ı Meryl Streep canlandırıyor. İki gazete arasındaki rekabetten daha ciddi bir tehlike söz konusudur ki o da elbette Nixon hükümetidir. Hükümetin tüm imkanları kullanacağını bile bile her şeylerini riske atıp belgeleri yayınlayıp yayınlamama kararı Kay Graham’a kalacaktır. Steven Spielberg’in bu filmi özellikle bu yıl yapmış olması bence tesadüf değil. Ülkemizde de çok yakın  bir  tarihte örneklerini gördüğümüz ve görmeye devam ettiğimiz basın özgürlüğü ile ilgili kısıtlamalar Amerika’da Trump döneminde de çok tartışılan konulardan biri oldu.  Basın üzerinde etki oluşturmaya çalışan Trump, bu konuda çok fazla tepki görüyor. Spielberg de tam da böyle bir iklimde The Post’un çok yerinde olacağını düşünerek  izleyiciyle buluşturmak istemiş. Filmin politik olarak amacına ulaştığına eminim. Sanatsal değeri açısından ise ilk yarısını fazla sıkıcı bulduğumu söylemeliyim. Zaten genelinde gri ve karanlık bir fonda çekilmiş. Dolayısıyla tüm ilgi oyuncularda ve diyaloglarda oluyor. İlk yarının temposu o nedenle biraz sıkıyor. Olaylar anlaşıldığında ise film gerekli temposuna ulaşıyor. Bu film aynı zamanda Meryl Streep ve Spielberg ‘ ün birlikte iş yaptığı tek film olma özelliği kazanıyor. Meryl’yi yine puslu, derin duygusal bir psikolojide, iş hayatına girip adapte olmaya calışan sıradan Amerikalı kadın tiplemesiyle izliyoruz. Dediğim gibi Meryl Streep’in performansını değerlendirmeye gerek yok. Fakat diğer adaylardan çok başarıloı bulduğum rakiplerinden birinin ödülü sırtlayacağını düşünüyorum. Tom Hanks’a  gelince. bütün olaylar onun etrafında dönmesine rağmen filmde olmasaydı da bir eksiklik hissedilmezdi izlenimi veriyor. Rolde başarısızlık varmı? Bence hayır. Sanırım yönetmenin tercihi bu yöndeydi. Zaten bu yıl erkek adayların genelinde geçmiş yıllara göre daha az iddia görüyorum. Sanırım 17 yıldır aday olamayan Tom Hanks bu fırsatı kaçırmış. Filmin iki yıldız oyuncusu dışında da çoğunu televizyonun popüler işlerinden tanıdığımız çok geniş bir oyuncu kadrosu bulunuyor. Better Call Saul ile yıldızı parlayan Bob Odenkirk, kadronun en dikkat çeken performanslarından birini sunuyor. Sarah Paulson, Carrie Coon, David Cross, Jesse Plemons, Alison Brie, Zach Woods, Matthew Rhys kadroda diğer karakterleri canlandırıyorlar. Sonuç olarak “Basın yönetilenler içindir, yönetenler için değil” gibi iddialı bir söylemi bulunan The Post, yılın izlenmeyi hak eden önemli işlerinden biri. Böyle bir dönemde ABD yönetimi ile ciddi sorunlar yaşayan medyanın çok önemli aktörleri bu film sayesinde gerekli politik mesajıda vermiş oluyor. Meryl Streep ve Tom Hanks gibi iki dev oyuncunun dünya gözüyle karşılıklı performanslarını görmek için bile bu filmi kesinlikle kaçırmayın. İyi Seyirler. Sevgiyle Kalın.. Ayhan Görgülü  

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış, ilk yorumlayan sen ol.