Puzzle Filmlerin Yönetmeni : David Fincher

avatar
Anonim Editör


1962 Colorado doğumlu Amerikalı film yönetmenidir. Se7en, The Game, Fight Club, Zodiac ve Gone Girl gibi filmleri başyapıt olarak görülür. Henüz 30 yaşında iken ilk uzun metrajlı olan Alien serisinin 3. filmini yönetir. Bu film, seri baz alındığında başarısız bulunsa da yönetmenin kariyerinde muhakkak önemli bir filmdir. Özellikle 90’larda yaptığı filmlerle Amerikan sinemasına sunduğu katkı yadsınamaz. 90’larda çekilen o müthiş başyapıt furyasında 3 filmi vardır. Kendisi günümüzde artık kendi tarzını yaratabilmiş yönetmenlere olarak görülmektedir.

Filmlerinin Özellikleri:

  1. Kara film (noir) akımını çağrıştıran çekimler
  2. Puzzle gibi olaylar zincirinde  çözülen filmler
  3. Zeki ve özenle yazılmış kötü adamlar
  4. Birbiriyle bağlantılı olaylar silsilesi

Alien 3 : 1992



Alien 3, David Fincher’ın ilk yönetmenlik deneyimidir. Bu filmi çektiğinde tam olarak 30 yaşındaydı ve önceki iki filmiyle kült statüsüne yükselmiş bir serinin devam filmini yönetmek oldukça riskli olmasına rağmen fiyasko yaşanmamış, Fincher bu işin altından başarıyla kalkmasını bilmiştir. Film aslında serinin en çok eleştirilen filmidir ancak bunda Fincher’ın henüz ilk uzun metrajlı filmi olmasının etkisi olduğu da yadsınamaz. Filmde seriyle özdeşleşen efsane aktristler; Sigourney Weaver, Charles S. Button, Charles Dance ve Paul McGann rol alır.


Se7en : 1995


Şimdi geldik David Fincher’ın filmografisindeki ilk ve en önemli başyapıt filmine : Se7en. Yedi, Amerikan sinemasında noir – polisiyenin son dönem en iyi örneklerinden biri olarak kabul edilir. Ayrıca 90’ların Amerikan sinemasındaki onlarca kült filmden sadece biridir. Filmin ayrıca oscar ödüllerinde de en iyi kurgu dalında olmak üzere 1 dalda adaylığı bulunur. Başrollerinde ise o dönemlerde yeni yeni parlamaya başlayan ve günümüzde de kariyerini artık tartışamayacağımız Brad Pitt, bir diğer efsane aktör Morgan Freeman’dır. Bu filmden sonra kariyeri hızla yükselişe geçen ve özellikle 1996 yapımı Emma’da başrolde yer alan, 98’de Sheakespeare In Love’daki performansıyla en iyi kadın oyuncu dalında oscar kazanacak olan aktrist Gwyneth Paltrow, gelmiş geçmiş en iyi oyunculardan olan ancak 2017’nin son aylarında patlak veren taciz – tecavüz skandallarında adı geçen Kevin Spacey de yer alır. Film, 7 ölümcül günaha göre cinayet işleyen çok zeki bir seri katil ve onun peşindeki dedektiflerin arasındaki kedi fare oyununu anlatır.
Yedi ölümcül günah ise sırasıyla şunlardır:
  • Şehvet
  • Gurur
  • Öfke
  • Tembellik
  • Kıskançlık
  • Oburluk
  • Açgözlülük

The Game : 1997


The Game, David Fincher’ın en underrated filmlerinden biri olarak görülür. Underrated, kıyıda köşede kalmış, hakettiği değeri görmemiş filmlere verilen addır. The Game, Se7en ile birlikte Fincher’ın sinema anlayışına en çok uyan ikinci film olma özelliği taşır. Özellikle üstte filmlerinin özelliklerini yazarken ki puzzle film ifadesini Game için kullandım çünkü hem filmin orjinal afişinde puzzle sembolü bulunur. Hem de film sürekli seyirciden parçaları birleştirmesini isteyerek ilerleyen bir filmdir. Ayrıca Michael Mann filmlerindeki noir ögeler bu filmde de çok vardır. Özellikle de renk tonu kullanımı olarak. Başrollerde geçtiğimiz aylarda 101. yaşını kutlayan efsanevi oyuncu Kirk Douglas’ın oğlu Michael Douglas, 90’larda yaptığı atılımla günümüzde efsane olan Sean Penn, Deborah Kara Unger ve Prusya doğumlu Alman oyuncu Armin Mueller-Stahl yer alır.
Film, doğum gününde evine garip bir paket ulaşan ve kendisini bir oyunun içinde bulan kibirli zengin iş adamı Nicholas Van Orton’un başına gelenleri anlatır.