Sanctorum Film Afişi

Sanctorum Filmi Eleştirisi

Film Detayları Eleştiri

Joshua Gil'in fantastik projesi Sanctorum filminin Cinedb film eleştirisi...

39. İFF Uluslararası Yarışma’da filmler gösterime girmeye devam ediyor. 14 Ekim’de gösterime giren filmlerden birisi de Sanctorum. Meksikalı yönetmen Joshua Gil’in aynı zamanda senaristliğini de üstlendiği filmin Halk Ödülü adaylığı da bulunmakta. Meksikalı yönetmenin La Maldad filminden sonraki ikinci sinema filmi olarak karşımıza çıkıyor Sanctorum.




Sanctorum filmi daha başlangıcından itibaren bizi Meksika’nın muhteşem doğasıyla büyülüyor. Meksika’nın ücra bir kasabasında geçen filmde kasaba halkının yaşadıklarının fantastik bir şekilde anlatılmasının yanında doğa da gayet etkileyici kullanılmış. Uyuşturucu kartelleri ile ordu arasına sıkışan kasaba halkı başkaldırmanın yollarını arıyor. Öyle ki kasabanın öğretmeni tarafından öğrencilere Meksika’nın devrimci lideri Ricardo Flores Magon anlatılıyor. Yeryüzünde insanlar acımasızca birbirlerini öldürürken gökyüzünden de sık sık sesler duyuluyor. Doğanın da tepki verdiği bu anlar filmimizi fantastik bir boyuta taşıyor. Öte yandan yönetmen Gil filmde olayları diyalogla anlatmayı tercih etmiş. Bir anda beklemediğimiz bir yerde bir karakter uzun uzun konuşmaya başlıyor. Geçmiş ve gidişat hakkında bilgi veren karakterler kısa süreli de olsa filmden kopmalara neden oluyor. 


Sanctorum filminde profesyonel oyunculuk kariyerine sahip isimlerle çalışmayan Joshua Gil yöre halkından oyuncularla çalışmayı tercih etmiş. Oyunculuklar filmin inandırıcılığını sallandırsa da yönetmenin vermek istediği duyguyu az da olsa hissedebiliyoruz. Film içerisinde en başarılı bulduğum oyunculuk ölen annesini arayan küçük çocuğa ait. Annesi uyuşturucu kartelleri tarafından öldürülen küçük çocuk annesini aramaya başlar. Annesini arayan bu küçük çocuğa da iki tazı eşlik eder. Bir yanda savaş hazırlığında olan insanlar diğer yanda annesini arayan küçük bir çocuk. 83 dakikalık filmin içinde bana en çok dokunan sahnelerden birisiydi bu sahne.  


Söyleyeceklerimi toparlayacak olursam film daha önce defalarca kullanılmış bir konuyu fantastik açıdan ele alışıyla ilginçliğini koruyor. Meksika’nın doğal güzelliği filmi izlerken seyir zevkimizi arttırıyor. Bütün bu güzelliklerin yanında uzun, bir yere varmayan sadece bilgi vermek için konulmuş diyaloglar ve inandırıcı olmayan oyunculuklar filmi izlerken filmden kopmamıza neden olabiliyor. Yine de vermek istediği bir mesajı olan her filme bir şans verilmesi gerektiğini düşünüyorum. İzleyecek olan herkese şimdiden iyi seyirler.

Yorumlar