Sessiz Bir Yer / A Quiet Place Film Afişi

Sessiz Bir Yer / A Quiet Place Filmi Eleştirisi

23 Nisan 2018

Ses hiç bu kadar korkutucu sonuçlar doğuramazdı. Kurallar içinde bir hayat...

Filmin yönetmenliğini yapmakta olan John Krasinski, aynı zamanda başrol oyuncusu olan Emily Blunt’ın gerçek hayattaki kocasıdır. Film boyunca birbirleriyle olan kusursuz uyumu görebiliyoruz ve sektörde aslında eş olarak aynı filmde çalışmak riskli bir iş olmasına rağmen altından başarıyla kalktıklarını görüyoruz. Emily Blunt zaten 2000’lerin ve özellikle 2010’ların en başarılı kadın oyuncularından biri ve bu filmde de oyunculuğunu konuşturuyor. 2012 yapımı olan Rian Johnson şaheseri Looper ( Tetikçiler )’da da oldukça başarılı bir oyunculuk sergileyen Blunt, 2014’te ise Doug Liman’ın yönettiği başarılı film Edge Of Tomorrow ( Yarının Sınırında )’da yer almıştı. Filmin çocuk oyuncuları olan Millicent Simmonds ve Noah Jupe’de çok iyi performanslar veriyorlar. Ancak filmin en önemli artılarından biri kesinlikle müzikleri ve sinematografisi. Post-apokaliptik korku sineması, son dönemde yükselişte ve bunun en başarılı örneklerinden biri olarak 2016’da 10 Cloverfield Lane ( Cloverfield Yolu: No 10 )’i izlemiştik. A Quiet Place’de en az onun kadar iyi bir film. Sinematografide de Cloverfield ile benzer bir renk paleti kullanılıyor ve bu filme kesinlikle çok yakışıyor. Filmin az oyunculu bir film olması da oldukça büyük bir arazideki tek bir evde geçmesiyle birlikte resim gibi sinematografiye sahip olması filmin kesinlikle en önemli artılarından biri olarak göze çarpıyor.

***Yazının buradan sonrası filmi izlemeyenler için spoiler içermektedir.

Şimdi gelelim spoilerli analizimize. Filmin başında ailenin ortanca çocuklarının ölmesi özellikle Emily Blunt’ın canlandırdığı Evelyn’i fazlasıyla etkiliyor ve Evelyn hep kendini suçluyor. Burada aslında karakterin psikolojik derinliğine de iniliyor ve seyirci de kendini Evelyn’in yerine koyabiliyor. Bir diğer mevzu ise filmde çok az diyolog bulunması. Yazının başında da belirttiğimiz gibi filmdeki yaratıklar yüksek sese karşı aşırı duyarlılar yani ses geldiğinde geldiği yere doğru saldırıyorlar ve insanların canlı kalması mümkün olmuyor. Bu yüzden neredeyse filmin tamamında işaret diliyle konuşma var. Bu yüzden senaryonun özgünlüğü burada kendini oldukça belli ediyor. Daha önce de belirttiğim gibi son dönem korku sinemasında post-apokaliptik dünya oldukça fazla kullanılan bir öge ancak işaret dili kullanan baş karakterler ilk defa bu filmde mevcut.

Bir diğer konu ise müzikler. Filmdeki müziklerin bestecisi Marco Beltrami, kesinlikle usta işi bir iş başarıyor ve filmin her sahnesinde onun muhteşem müziğiyle geriliyoruz, korkuyoruz. En çok beğendiğim yerlerden biri de filmin finali. Final, bazı seyirciler tarafından eksik olarak görülebilir ancak sinemayı hobi olarak görmeyen, ilerde içinde olmak isteyen veya yazılar yazanlar için çok iyi bir açık son filmi olmuş. John Krainski’nin hayat verdiği baba karakteri Lee hayatını çocukları için feda ediyor ve sonra kızları olan Regan, yaratıkların zayıf yönlerinin cızırdayan ses olduğunu öğreniyor. Evlerinin bodrumunda bir yaratığı bu şekilde öldürüyorlar, bunu gören Evelyn tüfeğini hazırlıyor ve film bitiyor. Finali beğenmemin bir diğer sebebi de yukarıda bahsettiğim 10 Cloverfield Lane filmi ile olan benzerliği. İki filmde benzer şekilde oldukça büyük açık arazilerde geçiyor ve filmlerdeki yaratıklar nispeten birbirlerine benziyor. Cloverfield Lane’in sonunda da rehin tutulduğu sığınağa saldıran yaratıkları tek başına öldüren kadın baş karakterimiz Michelle, arabaya atlıyor ve yaratıkların çokça bulunduğu bölgeden uzaklaşmaya başlıyordu. Ancak sonra radyodan insanların yardıma ihtiyacı olduğunu duyuyor ve arabasını çevirerek tekrardan tehlikeli bölgeye sürmeye başladığında film bitiyordu. İkisinde de baş erkek karakterler ölüyor ve kaderi kadın baş karakterler belirliyor. Bu da iki filmin finalinin bir başka benzerliği olarak göze çarpıyor. Sonuç olarak A Quiet Place, post-apokaliptik korku sinemasının son dönem en iyi örneklerinden biri ve kesinlikle arşivlenmeyi hak ediyor.