Sinema Akımı: Fransız Yeni Dalga Akımı

Fransız Yeni Dalga akımı, tüm sinema akımları içerisinde en çok bilinen ve en çok üzerine konuşulan akımdır. Sinemanın 1890’lardaki doğuşundan sonra Fransız sinemasında etkin olan muhafazakar sinema, Cinemateque ( Sinematek ) adlı özgün ve yenilikçi sinema dergisinin kurulmasına neden olur. Bu dergide yeni dalga akımının kurucuları ve yönetmenleri arasında yer alacak olan François Truffaut, Jean Luc Godard, Jacques Rivette ve Eric Rohner yazmaktaydı. Fransız yeni dalgasının en büyük özeliklerinden biri de kurucularının ve yönetmenlerinin neredeyse tamamının eleştirmen kültüründen gelmiş olmalarıdır. Godard, Truffaut, Rivette ve Rohmer’in yazılar yazdığı sinematek dergisi yeni dalga ortaya çıkmadan önce kendi ülkelerinin muhafazakar sinemasını eleştirmekteydi ve Amerikan sineması ile Dogma 95 akımında bahsettiğimiz auteur kuramının yanında yer almaktaydı.

Fransız yeni dalgasının en önemli kurucularından biri de yönetmen olmayan, eleştirmen ve sinema kuramcısı olarak bilinen bir Fransız olan Andre Bazin’di. Bazin, yeni dalga ortaya çıkmadan çok önce 1951 yılında birkaç arkadaşı ile birlikte Cahiers Du Cinema adlı sinema dergisini kurdu ve burada eleştiriler yazmaya başladı. Gelecekte Fransız Yeni Dalgasının yönetmenleri olacak olan Godard, Truffaut, Rivette ve Eric Rohmer ile burada tanıştı ve bir nevi onlara akıl hocalığı yaptı. Truffaut 1959’da çektiği ve Fransız yeni dalgasının en önemli filmlerinden biri olarak kabul edilen altın palmiye ödüllü 400 Belows ( 400 Darbe ) adı filmini çekimlerin başlamasından birkaç gün sonra çok erken yaşta hayatını kaybeden Bazin’e ithaf etti.

Akımın en önemli iki filmi Truffaut’nun 400 Belows ( 400 Darbe )’si ile Godard’ın 1960’ta çektiği ilk uzun metrajlı filmi olan A Bout De Souffle ( Serseri Aşıklar )’ı ve yine Truffaut’un 1962’de yönettiği Jules et Jim ( Jules ve Jim)’di. Özellikle bu iki film ile Fransız yeni dalgasının vermiş olduğu mesaj şudur : Herkes film yönetmeni olabilir. Fransız yeni dalgasının en önemli özellikleri çocuk, ergen ve genç karakterlerin başıboş, rahat ve başlarına buyruk hayatlarını beyaz perdeye yansıtmaktı. Paragrafın başında bahsettiğimiz bu üç filmde de ya grup halinde ya da tek başlarına olan başlarına buyruk karakterlerin sadece kendi canlarının istediklerini yaptıkları beyaz perdeye aktarıldı. 400 Darbe’de okuldan ve ailesinden sıkılan Antonie okulu kırdı ve küçük suçlar işlemeye başladı, Serseri Aşıklar’da aşıklarımız Patricia ve Michel aşkarını doludizgin yaşayıp suçlar işleyerek yolculuk yaptılar ve Jules ve Jim’de de yakın arkadaş olan iki erkeğin tek bir kadına aşık olmalarını izledik.

Bu üç filmden sonra işe 60’ların ortaları ve sonlarıyla beraber öğrenci hareketlerinin de patlamasıyla Fransız Yeni Dalgası günümüzde en sevilen sinema akımı olmasının en önemli nedenine doğru yöneldi. Özellikle François Truffaut ve Jean Luc Godard hareketlerin merkez yılı olan 1968’de Cannes Film Festivali’nde eylemler organize ederek öğrencilere destek verdiler ve akımın hep en politik ve aktivist yönetmenleri olarak kaldılar. Ayrıca Godard 1964 yılında çektiği kült filmi Bande A Part ( Çete Dışında ) adlı filmi ile akıma bambaşka bir hava kattı ve edebiyat ile felsefeye de göndermelerde bulundu.

Akımın en önemli oyuncuları ise Jeanne Moreau, Anna Karina, Michel Bouquet, Jean Paul Belmondo, Jean-Claude Brialy, Stephane Audran ve Jean-Pierre Leaud’dur. Önemli görüntü yönetmenleri ise Henri Decae, Sacha Vierny, Nicholas Hayer, Nestor Almendros ve Raoul Coutard’dır.

 

 

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış, ilk yorumlayan sen ol.