Anket

Vefatının 9. Yılında Ahmet Uluçay Filmleri

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak - 2004

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak - 2004 CineDB
Bir beyin tümoru, ardından bir zatürre ile aramızdan ayrılıp giden Ahmet Uluçay’ın çocukluğunda tutulduğu sinema aşkı sonrasında çekebildiği tek, bitirilmiş filmi Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, 2004 senesinde vizyona girdi. Ahmet Uluçay, Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak filminde kendi hikayesini anlattı bizlere. Kendisini ve çocukluk arkadaşı İsmail Mutlu’yu. Köylerinde yaşarken, gezici bir ekip sayesinde sinema ile tanışan; bir sinema makinesi yapıp, dergi çıkartmaya, kısa filmler çekmeye çalışan bu iki gencin hikayesi Türk sinemasının en başarılı filmleri arasında görülür. Bir köyde, kısıtlı imkanlarla bir sinema tutkunu haline gelen Uluçay’ın birçok kısa filmden sonra hayata getirmeyi başardığı ve kendisini anlattığı bu harika film vizyonda maalesef yalnızca 31.479 kişiye gösterilebildi. Filmi izleyen insanlar filmi ve Uluçay’ı çok sevdiler; herkesin tek bir beklentisi vardı: Daha fazla Ahmet Uluçay filmi seyretmek… İşte aynı yıl Uluçay, Bozkırda Deniz Kabuğu filminin çalışmalarına başladı.
 

Bozkırda Deniz Kabuğu - 2009

Bozkırda Deniz Kabuğu - 2009 CineDB
Köyünden hiç ayrılmamış, şiir sevdalısı genç bir çobanın hikayesini anlatacak olan Bozkırda Deniz Kabuğu filmi için hazırlıklar senelerce sürdü. Uluçay, bu süreçte beynindeki tümör yüzünden tedaviye başladı. Filmin oyuncu kadrosunda Müjde Ar, Mehmet Gürleyen, Emin Gürsoy gibi isimler yer alıyordu. Hikaye farklı mevsimlerde geçtiğinden çekimler kış mevsimi sahneleri ile başladı. Tedavi gören Uluçay, filmin çekimlerine tekerlekli sandalye ile katılabiliyordu. Rahatsızlıktan ve maddi sorunlardan dolayı filmin çekimleri gittikçe uzuyor, Ahmet Uluçay ise gittikçe daha çok rahatsızlanıyordu. “Bu filmi bitirmeden ölmem…” demişti yıllar önce “Sait Faik gibi delirmemek için sinema yaptım.” diyen Ahmet Uluçay. Ancak 30 Kasım 2009 günü hastanede yakalandığı zatürre sonucu aramızdan ayrıldı. Hala büyük yönetmen olarak gururla andığımız sinema tutkunu Uluçay’ın ikinci filmi de böylece yarım kaldı ve bir daha asla tamamlanmadı. Akıllarda Mart 2008’de bir internet platformu kullanıcısının yazdığı şu cümleler kaldı; “Allah uzun ömür versin. yıllar sonra "iki-üç filmde efsane olmuş yönetmen" olarak anılmasını istemiyorum. Nevi şahsına münhasır sinemacılar adına kendisi - kanaatimce- en parlak örnektir. Zira hangi uluslararası başarıları haiz olmuş bir yönetmen hem hamallık yaparak geçinir hem de ayakta durmakta bile zorlanırken vizörden bakar?”
 

İlginizi Çekebilecek Listeler

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamıştır.