Tarihe Not Düşen Türk Filmleri: Kader (2006)



Yönetmen
:   Zeki Demirkubuz
Senaryo     :   Zeki Demirkubuz
Oyuncular :  Vildan Atasever, Ufuk Bayraktar, Engin Akyürek, Müge Ulusoy, Ozan  Bilen

Merhaba Sevgili Dostlar,

Bu günkü değerlendirme konusu Zeki Demirkubuz’un senaryosunu yazdığı, yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği KADER filmi oluyor.  Kader filmini yine aynı yönetmenin Masumiyet  filminden bağımsız  değerlendirmek imkansız aslında, çünkü bu filmin konusu yönetmenin 1997 yılında yani 9 yıl önce çekmiş olduğu Masumiyet filmindeki karakterlerin gençlik yıllarını anlatan bir filmdir. Normalde Kader’in önceden çekilip Masumiyet’in daha sonra çekilmesi gerekiyormuş fakat tersi olmuş.

Filmin özünde kelimenin tek anlamıyla “platonik” aşklar silsilesi yatar ve bunlar filmin ana konusunu oluşturur. Filmin ana karakterlerinden Bekir (Ufuk Bayraktar) Uğur’a (Vildan Atasever) âşık olur. Ancak Uğur, mahallenin belalısı Zagor Orhan’a (Ozan Bilen) aşıktır. Zagor hapishaneden hapishaneye sürülür. Uğur, Orhan’ın peşinden; Bekir de Uğur’un ardından, ülkenin dört bir yanındaki pavyonlara, ucuz otel odalarına savrulur durur. Arka planda, bir kenar mahalle yaşantısı kesiti içinde görünür olan ekonomik kırılmalar ve cinsiyetçi ilişkilerin yarattığı travmalar/mutsuzluklar izlenir.

Filmin esas karakteri Bekir, babasının mobilya dükkanında çalışan mahallenin nispeten varlıklı ailesinin tek oğludur. Aile, oğlu ile doğrudan iletişim kurmaktan kaçınan, sakin ama otoriter aile reisi babanın gölgesi altında, esasen yemek masasında bir araya gelip törensel bir etkileşim içine giren, bunun dışındaki saatlerde babanın kahvehanede, annenin ise üst komşusunda zaman geçirerek, “homososyal” cinsiyet rollerinin pekiştirildiği Türk tipi muhafazakârlığa uygun yapıdadır.
 
Aynı mahallede yaşayan diğer ana karekter Uğur ise yoksul ve Bekir’e göre daha yoksundur. Yatalak bir baba, mahallenin bıçkın delikanlısının “dostu” olan bir anne ve çalıştığı kahvehanede sürekli olarak “delikanlıların” cinsel tacizine uğrayan bir erkek kardeş ile yaşar.  Yani Uğur’un ailesi, geleneksel “aile” kodlarına uygun değildir. Bu nedenle de ona mutsuzluk getiren ailesinden kaçmak istediğinde bunun tek yolu “evlilik” olmak zorunda değildir. Uğur’un bu görece özerkliği, onu filmin arka planındaki, erkek şiddetine muhatap olan ve buna boyun eğen diğer kadınlardan da farklılaştırmaktadır.
 


Her iki filmde de aynı karakterleri canlandıran farklı oyuncular var. Masumiyette Uğur karakterini Derya Alabora oynamış. Aynı karakterin gençlik yıllarını Kader filminde Vildan Atasever canlandırıyor. Vildan bana göre Uğur karakterine fazla hanım kalmış. Derya Alabora da olgun yaştaki Uğur’a göre fazla kaliteli duruyordu.  Aynı şekilde Kader’deki Bekir karakterini canlandıran Ufuk Bayraktar ile Masumiyet filminde olgun Bekir’i oynayan Haluk Bilginer karekterleri de birbirinin devami gibi durmuyorlardı. Bu saptamaya rağmen her iki filmdeki oyuncularin performansı da çok iyiydi. Ama filmlerin kalitesini belirleyen en önemli unsurun yönetmenin performansında gizli olduğuna inanıyorum.
 

Kader filmini doğal olarak soluksuz izledim. Beni etkileyen filmin başarılı hikayesi ya da başarılı oyunculuklardan ziyade yönetmenin başarısı oldu. Film başlar başlamaz yönetmen sizi bir atmosferin içine sokuyor. Bu atmosferin bir rengi, bir tarzı, bir konsepti var. Filmin en başında hissettiğim gri, puslu, bazan karanlık hava sonuna kadar devam ediyor. Bu atmosferden ancak film bitince çıkıyorsunuz. Bu arada filmdeki tüm karakterleri gerçek ve o mahallede yaşıyor olarak düşünüyorsunuz. Ben çok az filmde bu duyguyu hissettim. O anlamda filmin gerçek başarısını direk yönetmen Zeki Demirkubuz’a vermek istiyorum. Kendine has bir tarz yaratabilen kaç yönetmen var. Hatta dünyada kötü ortamları, yitik, umutsuz hayatları, abartmadan ve arabeskleştirmeden  bir şiir tadında anlatabilen kaç yönetmen var.
Elbette olanlarda hak ettikleri noktalarda yerlerini alıyor. Kimbilir belki Zeki Demirkubuz bulunduğu mevkiden memnundur. Ama ben onun dünya da herkesin tanıdığı bir ekolün öncüsü olarak görmek isterdim. Elbette onun yaşam mücadelesini ve koşullarını bilmiyorum. Ülkedeki sinema endüstrisinin gelişme düzeyi de çok önemli. Önceki yıllarda maddi ve sosyo kültürel birikimin bu günkü kadar imkanları yoktu diye düşünüyorum.
 

Gelin bu dahi adamın yaşam öyküsüne kısaca bakalım. Zeki Demirkubuz 1 Ekim 1964 tarihinde Isparta'da doğdu. Ortaokulu Gönen Öğretmen Okulu'nda okudu. Daha sonra İstanbul'a yerleşerek burada liseye başladı. Fakat kısa bir süre sonra okulu bırakarak fabrika ve tekstil atölyelerinde çalıştı. 1980 askeri darbesinde solcu bir partiye üye olduğu gerekçesiyle 3 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Tahliyesinin ardından farklı şehirlerde işportacılık yaptı. Askerliğini erteleyebilmek için okula dönmeye karar verdi. Liseyi açıktan bitirerek İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesine girdi. Sinema hayatına 1986 yılında Zeki Ökten'in asistanlığını yaparak başladı. 1994 senesinde ilk filmi olan C Block'u çekti. Daha sonraki dönemde çektiği Masumiyet, Üçüncü Sayfa, Yazgı, İtiraf, Bekleme Odası, Kader gibi filmleri ile pek çok ödül kazandı.  
Bu kısacık öyküde bile usta yönetmenin ne zorluklar yaşadığı hemen görülüyor. 12 Eylül darbesinin olduğunda ben de 17 yaşındaydım. O dönemde bu ülkede yaşayan herkes çocukluktan itibaran siyasi bir kimlige sahipti. Daha doğrusu sahip olmak zorundaydı. Biz o çocuk aklımızla dünyanın bizim gibi yönetildiğini sanıyorduk. Askeri darbe olduğunda büyük bir şaşkınlık yaşadığımı hatırlıyorum. O kadar kötü günlerdi ki ‘’En kötü sivil yönetim en iyi askeri yönetimden daha iyidir’’ sözünün ne kadar doğru bir saptama olduğunu düşünüyorum. Ben herhangi bir soruşturmaya tabi olmadan o yılları travmasız atlatan şanslı kişilerden biriydim. Gördüğünüz gibi Zeki Demirkubuz henüz 16 yaşında o travmaların en büyüğünü yaşamış. Bunun yanında yaşadığı kötü ekonomik koşulların onun kişiliğinde ve sanatında çok etkili olduğunu düşünüyorum.
 
Her şeye rağmen sana selam olsun büyük usta diyorum ve seninle aynı ülkede yaşadığım aynı dili konuştuğum için gurur duyuyorum. Zeki Demirkubuz filmlerini mutlaka izlemeniz dileğiyle...
 
Sevgiyle Kalın
 
Ayhan Görgülü
 
Filme Git

Kullanıcı Yorumları

Henüz yorum yapılmamıştır.