Tarihe Not Düşen Türk Filmleri : YOL ( 1981 )


Yönetmen
:  Şerif GÖREN

Senaryo :   Yılmaz GÜNEY   

Oyuncular :   Tarık AKAN, Şerif SEZER, Halil ERGÜN , Tuncay AKÇA, Meral ORHONSAY

Müzik :    Zülfü  LİVANELI


Merhaba Sevgili Dostlar,  


Tarihe not düşen türk filmleri serimizin ilk yapımı senaryosu Yılmaz Güney’a ait olan “Yol” filmi oluyor. Bu filmi sinema tarihimizin bir başyapıtı olarak görüyorum. Dünyanın en çok tanınan Türk yapımı filmi olan Yol’u 1988 yılında Londra’ya gittiğimde izledim. Filmi, 1982 yılında Altın Palmiye Ödülü’ nü alması  ve Yılmaz Güney’in Türkiye’den kaçması ile bütünleşmesinden dolayı çok merak ediyordum. Aynı hafta içinde diğer yasaklı olan ‘’Midnight Express’’ filmini de izlediğimi hatırlıyorum. Her iki film de resmi zihniyete göre Türkiye’yi dünyaya kötü göstermeyi amaçlayan kötü filmlerdi.


Midnight Express
’ in ne ifade ettiği bence çok önemli değildi. Basit bir macera filminden öte birşey görmedim. Ama Yol filmindeki hikayeler ülkemizin o günün koşullarında geri kalmışlığını , bu topraklarda yaşayan hayatların acısını, umutsuzluğunu, yorgunluğunu, yalnızlığını ve kararsızlığını ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi. Özellikle Tarık Akan ve Şerif Sezer’e hayran kalmıştım.Filmi geçtiğimiz aylarda bir kez daha izledim. Yılmaz Güney’in bu filmi tasarlamasından bu yana 38 yıl geçmiş. Elbette ekonomik koşullar o günkü koşullara göre değişti. Peki sanata bakış açımız, sansür zihniyeti ne kadar değişti ciddi bir tartışma konusu diyebilirim.


Filmin yapım öyküsü başlı başına bir film olacak kadar ilginç detaylarla dolu.

Yol filmi 12 Eylül 1980 darbesinin hemen arkasında başlayan ve Altın Palmiye‘ye uzanan oldukça zorlu bir sürece sahiptir.  Gelin hep birlikte bu sürece bir göz atalım.


12 Eylül 1980’in üzerinden henüz bir ay geçmişken,  Yılmaz Güney İmralı Yarı Açık Cezaevi'nde yeni bir proje üzerinde çalışmaktadır. Yarı açık bir cezaevinden bayram iznine çıkacak olan 12 mahkumun öyküsünü anlatacak olan projenin adı 'Bayram'dır.

Yılmaz Güney, senaryoyu kısacık bir zamanda tam sekiz kez yeni baştan yazar. Tasarlanan haliyle film, dört buçuk saati bulacak oldukça uzun bir projedir. Bu yüzden Arefe, Bayram, Dönüş adlı üç projeye bölmeyi, ya da 45'er dakikalık altı filmden oluşan bir televizyon serisi yapmayı planladı.

Aynı dönemlerde, Nihat Behram'a yazdığı mektuplarda 'Yol' isimli bir projeden söz eder. Nihat Behra,  Güney Film'in sorumlusu ve planlanan filmlere yurt dışında ortak yapımcı bulmak için 12 Eylül'den az önce yurt dışına çıkmıştır. Ancak yalnızca ikisinin bildiği bir amacı daha vardır oda Yılmaz Güney'in yurtdışına kaçışını planlamaktır. 'Yol projesi' kaçış planının şifresiydi.

Güney, filmin yönetmesi için Erden Kıral'la anlaşır, oldukça geniş bir oyuncu kadrosu kurulur ve teknik ekiple anlaşılır. Mali sorunları çözmek için yurt dışından ortak yapımcılar bulunur. Güney Film'in parası yoktur sadece Sürü ve Düşman filmlerinden gelecek olan paralar hesap edilerek filme başlama kararı alınır.


 

1981 yılının Ocak ayında Cunda Adası’nda filme başlanır. Fakat birkac ay sonra Erden Kıral filmin cekiminden alınır ve yerine Şerif Gören’le anlaşılır. 11 mahkumun hayat hikayesinin anlatılması ile başlanılan orijinal senaryo finalde beş mahkumun hayat hikayesi ile son bulur.


İmralı Açık Cezaevi'nden bayram iznine çıkan beş mahkumun öyküsü içiçe gelişir. Seyit Ali (Tarık Akan), şeytana uyup kendisini aldatarak namusuna leke düşüren karısı Zine (Şerif Sezer)’nin cezasını vermek için köyüne gider. Filmin en ilginç ve sarsıcı bölümünü bu öykü oluşturur.
Eleştirmenlerin başyapıt olduğu konusunda ağız birliği ettikleri “Yol”, aslında Yılmaz Güney’in yazmış olduğu senaryonun kırpılmış, yumuşatılmış, değiştirilmiş ve güdükleştirilmiş bir uyarlamasıdır.  Bu biçimiyle bile başyapıt, gelmiş geçmiş en iyi film ünvanlarını alan “Yol  filmini  Yılmaz Güney kendi çekebilseydi, ne olurdu acaba?” Cok daha iyi bir eser mi ortaya çıkardı? Yoksa tersimi olurdu?

Ben filmde cok ciddi bir yönetmen başarısı görüyorum. Oldukça sert hikayeleri bu kadar şiir tadında perdeye yansıtabilmek çok ciddi bir başarı bence, bu anlamda filmi Şerif Gören’in çekmesini çok önemsiyorum. Senaryo ve kurgu da Yılmaz Güney ne kadar önemli ise, filmin çekiminde de Şerif Gören imzası bence o kadar önemli demek çok doğru olur. Emeği geçen herkesin ellerine sağlık.


Sevgiler

Ayhan Görgülü 

Filme Git

Kullanıcı Yorumları

Henüz yorum yapılmamıştır.