Ter Film Afişi

Ter Filmi Eleştirisi

Senarist ve yönetmen Magnus von Horn imzalı Sweat filmi hakkındaki Cinedb eleştirisi...

Sosyal medya fenomenlerinin hayatlarını kıskanıyorsanız orada bir durun derim. Sürekli takipçilerini gönderileri ile beslemenin yanında bunu dozunda, zamanında ve doğru şekilde yapmak zorundalar. Peki özel hayatları? Instagram gönderileri kadar renkli midir dersiniz? Sweat sosyal medya fenomeni bir fitness yıldızı olan Sylwia’nın (Magdalena Kolesnik) üç gününü konu alıyor. Magnus von Horn imzalı film 2020 Cannes adayı ve şu anda Amerika Birleşik Devletleri’nde gösterime girmek için sırasını beklemekte.




Sylwia bize kendisini henüz filmin başında son derece dinamik bir fitness gösterisi ile tanıtıyor. Bir alışveriş merkezinde olan bu gösteri Sylwia’nın hayranlarının neredeyse çılgınlar gibi fitness yapıp, aralarındaki sinerji ile birlikte bir sevgi yumağı haline gelmeleri ve tabiki sonunda aynı çılgınlıkta çekilen selfieler ile son buluyor. Gösteri sonrası Sylwia’nın günlük fenomen rutinine giriş yapıyoruz ve Magnus von Horn’un yakın çekimleri ile bizi Sylwia’ya kenetlemesine kendimizi bırakıyoruz. 


Instagram’da 600.000 takipçisi olan Sylwia, fitness gösterilerinin yanı sıra sosyal medya üzerinden ürün tanıtımları yapıyor ve enerjik, mutlu ve pozitif bir profil çizerek takipçileri ile güçlü bir bağ kuruyor. Ancak Sylwia’nın yayınladığı bir videoda içini döküp ağlaması menajerini endişelendiriyor ve aynı gün zararsız bir sapık edinen Sylwia adeta bir paket gibi gelen şöhretin içinden çıkanlar ile baş etmesi gerektiğini de öğrenmeye başlıyor. 


Polonya’da olduğumuzu neredeyse unutturan film Sylwia’nın annesininin doğumgünü partisini kalabalık ailesiyle beraber son derece küçük bir odada kutlaması ile boyutunu genişletiyor. Çılgın sosyal medya ortamlarından sıyrılmış Sylwia’nın aile ortamında sosyal medyadaki gibi var olması o kadar da kolay görünmüyor. Genç yönetmenin bu sekanslarda dar açılar kullanarak mekân ile kurduğu ilişki iyi oyunculuklar ile de birleşince filmin en dikkat çekici, aynı zamanda da yenilikçi sahnelerini oluşturuyor. 


Seyirciye çok büyük vaatler vermeyen film, ortalama bir sosyal medya fenomeninin iç dünyasında yaşadıklarını yine basit bir şekilde, hareketli ve yakın çekim teknikleri ile harmanlayıp seyirciye sunmuş. Etkileyici bir dram sunmayan, hatta ve hatta işlediği temaları son derece yüzeysel bırakan Magnus, Shakespeare döneminden bu yana süregelen catharsis geleneğini de neredeyse elimine ederek vurucu festival dramasının ezberini bozmuş görünüyor. Filmin konusunu okuyarak bir Black Mirror bekleyenler üzülebilir, Sweat bir sosyal medya eleştirisi misyonunu üstlenmiyor ancak günümüzde birçok gencin hayallerini süsleyen fenomen mevkiinin zorluklarını gözler önüne seriyor.

Yorumlar