Tereddüt Film Afişi

Tereddüt Filmi Eleştirisi

05 Şubat 2018

Ataerkil kalıplara sıkışmış iki kadının hikayesi...

Daha önceki yıllarda birçok kısa filmi bulunan Yeşim Ustaoğlu, 1994 yılında “İz” filmi ile yönetmen koltuğuna oturarak ilk uzun metrajlı film hayatına adım atmıştı. Başarılı yönetmen, gişe filmlerinin aksine bağımsız yapımlarda kendini gösterdi. 2012 yılında “Araf” filmini çekmesinin ardından da uzun süre yeni bir projede yer almadı. Ancak 2016 yılında uzun metrajlı dram filmi Tereddüt ile beyaz perdelere geri döndü. Tereddüt filmi; İstanbul Film Festivali’nde “En İyi Yönetmen, En İyi Müzik”, Uluslararası Antalya Film Festivali’nde ise “En İyi Yönetmen,  En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu (Ecem Uzun)” gibi birçok uluslarası yarışmalarda ödül kazandırdı.

Tereddüt, Yeşim Ustaoğlu’nun önceki filmlerinde de olduğu gibi Anadolu’da bir kasabada geçiyor. Bu kasabada yolları kesişen birbirinden farklı sosyo-ekonomik sınıflardan gelen iki kadının birbiriyle tanışması ve birbirine dönüşen hayatlarını konu alıyor. Filmde, Funda Eryiğit ile Ecem Uzun’a; Mehmet Kurtuluş, Okan Yalabık, Serkan Keskin ve Sema Poyraz eşlik ediyor.

Filme, daha ilk kareden boğulma hissi ile başlıyoruz. Zorunlu hizmetini küçük bir kasabada yapan genç doktor Şehnaz ve çocuk gelin Elmas’ın hikayeleri bir hastane odasında kesişiyor. İki kadın da sorunlu evlilikleri yüzünden nefes alamaz haldeler. Şehnaz dışardan bakıldığında zengin, kariyer sahibi sosyal bir hayata ve herkesin imrenerek baktığı bir eşe sahip, seküler referanslarla yaşayan bir psikiyatrist. Ancak Elmas; muhafazakar, unutulmuş küçük bir “ev kadını”. Elmas, evliliğe hiç hazır olmayan, kocası ve hasta kayınvalidesinden başka kimseyi görmeyen bir kadın. Aslında dışardan bakıldığında İki kadında mutsuz ve hiçbir ortak noktası olmayan, sadece temel bir kadın olma halindeler. Bu iki kadının da kocalarının haricinde hayatlarına giren bir erkek karakter, filmde tüm erkekler aynıdır gibi bir klişeye düşmeyi engelliyor. Umut, bir doktor olarak Elmas’a, bir erkek olarak Şehnaz’ın cinselliğini keşfetmesine yardım ediyor. Bir nevi kadınlara umut vaad ediyor. Aslında filmin başından beri iki kadının da içinde bulunduğu çıkmazlardan kurtulup çekip gitmeleri gerektiğini hissediyoruz. Ancak bu ikisi için de o kadar kolay olmuyor. Elmas öncelikle bir birey olabilmiş değil ve kendine bir yol çizebilecek güce de sahip değil. Diğer tarafta Şehnaz,  bu bilince sahip olsa da o adımı atabilecek cesareti kendinde bulamamış. Belki de bunun temel nedeni olarak toplumu gösterebiliriz.
Sonuç olarak iki kadın da var olma ve bir nevi nefes alma mücadelesi içindeler. Bu mücadele herkes için zor ancak hayat  gizli gizli sigara içmeye kaçıp biraz ferahlamaktan daha fazlasını yaşatır insana. Bu mücadele verilecek  hem de hiç tereddüt edilmeden.