Uzak Ülke Film Afişi

Uzak Ülke Filmi Eleştirisi

39. İstanbul Film Festivali Online Seçkisi’nde bulunan filmlerden Uzak Ülke hakkında…

39. İstanbul Film Festivali kapsamında düzenlenen Ulusal Yarışma filmleri arasında bulunan, ayrıca Seyfi Teoman İlk Film Ödülü için aday olan; yönetmen Erkan Yazıcı’nın filmi Uzak Ülke; festivalin online olarak düzenlediği aylık gösterim seçkisinde yerini aldı.




1925 senesinde geçen ve Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi olarak adlandırılan nüfus değişikliği esnasında yaşanan olayları anlatan filmde; 12 yaşında bir Trabzon Rum’u olan Paris’i ve ülkede kurulan yeni rejimin ardından eski rejim taraftarı olduğu için hain ilan edilen Binbaşı Osman’ı tanıyoruz.


Uzak Ülke filmi sadece tek bir aile, bu ailenin 12 yaşındaki oğlu ve ona bir nevi zoraki yoldaşlık eden bir Türk subayı üzerinden tarihteki üzüntü ve acıyla anılan olaylardan birisi kabul edebileceğimiz zorunlu nüfus değişikliğini çok sağlam bir söz ve tarafsız bir bakış açısı ile ele alıyor. Milyonlarca insanı eğer yapılmazsa diğer taraftaki ülke tarafından kötü muamele görecekleri gerekçesiyle zorunlu olarak yüzlerce-binlerce yıldır yaşadıkları topraklardan ayırmak ve tarihi kökenlerinden dolayı hiç bilmedikleri bir toprakta ve ülkede yaşamak zorunda bırakmak… Uzak Ülke filmi tam olarak bu durumun yol açtığı olumsuz sonuçlara ve -güzel bir gönderme ile birlikte- bu durum esnasında yaşanan zulümlere göz-kulak kapatanlara ışık tutuyor.


Mitolojik, kültürel ve dini birçok olguyu anlatımını güçlendirmek için kullanan filmde bir yandan Paris ve Binbaşı Osman’ın; belki de çok zıt gözüken iki insanın kurmaya çalıştığı dostluğa şahit oluyoruz. Bu dostluk ise Paris ile bir türlü iletişim kurmayı başaramayan Osman’ın ancak Paris’in eşit seviyesine indiğinde, onunla onun dilinde konuştuğunda kurulabiliyor. Bu andan itibaren Uzak Ülke filminin bize söylediği çok güzel ve kadim bir söz var: “Yüzlerce-binlerce yıldır birlikte yaşayan bu ulusların birbirleriyle hiçbir sıkıntısı yok. Hepsi insan ve hepsi dost. Onları ayıran, ayrıştıran, onları çıkamayacakları yerlere kapatanlar başkaları.


Film anlatım tarzıyla, temasıyla, sözleri ile sadece iki karakter üzerinden o kadar büyük ve eski yaralara parmak basıyor ki; tebrik etmemek elde değil.


Uzak Ülke filminde gerek teknik açıdan gerekse sanatsal açıdan bahsedilmesi gereken önemli noktalar var. Filmin renk paletleri geçmişi ve bugünü gösteren sahnelerde birbirinden tamamen ayrılıyor. İki yıl öncesini -yaşanan olaylar kötü olsa dahi- yeşillerle ve canlı renklerle görüyoruz. Bugün ise o iki yılda yaşananların yarattığı yıkımın etkisini gri ve cansız bir sahilde sonuna kadar hissediyoruz. Film zaten “burası film çekmek için var olmuş” denilebilecek, muhteşem doğal mekanlarda hayata geçirilmiş durumda. Filmin oldukça sade ve başarılı sanat yönetimi ve kostüm tercihleri de dikkate alındığında filmin karelerine birer tablo gibi yaklaşmak mümkün hale geliyor.


Teknik anlamda Uzak Ülke filmine bakıldığında söylenebilecek pozitif ve negatif şeyler olduğunu düşünüyorum. Öncelikle doğal mekanların ve doğal ışığın dolu dolu ve gayet etkili kullanılabildiği filmin iç-gece sahnelerinde dijital kopyadan mı yoksa renk düzeltme esnasında yapılan işlemlerden mi kaynaklandığından emin olamadığım bozulmalar (noise) kolaylıkla seçiliyor. Hem sahne, hem zaman geçişlerini; özellikle ses bağlantılarını övmemiz gereken filmin sahne uzunlukları ile ilgili sorunları olduğunu düşünmekteyim. Öyle ki -son dönem sinemasında daha iyi film kabul edilmenin moda yöntemi olan- bazı sahnelerin aşırı uzun olması durumu kesinlikle can sıkıyor. Sahnenin işlevi ve eylemi bitmesine rağmen uzatılan sahneler filmin temposunu oldukça yere düşürüyor. İzleyici neredeyse yersiz uzun olan yerli dizilerde bazı doldurma sahneleri ileri sardığı gibi burada da sarmak istiyor. Bir de bazı diyalogların ufak farklılıklarla kulağa batar hale gelmesi ve aşırı didaktikliği eklenince uzun ve bol diyaloglu sahneler bir sıkıntı yaratabiliyor.


Uzak Ülke filminin yaratıcılarını ve başta ilk uzun metrajlı filmiyle bu önemli yarışmada ödül kovalayan Erkan Yazıcı’ya başarılar diliyor. Tarihle, insan hikayeleriyle, politikaların halklara verdiği acılarla, insanların eşitliği ile ilgileniyorsanız bu filmin sözlerini dinlemeniz konusunda siz Cinedb okurlarına tavsiyede bulunuyorum.

Yorumlar

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış, ilk yorumlayan sen ol.