Vizyonda Bu Hafta!

avatar
Anonim Editör
Vizyonda Bu Hafta!
Sinemaların en hareketli dönemi başlarken bu hafta vizyona 4 yerli 4 yabancı olmak üzere  8 yeni film giriyor. Haftanın filmlerini sizin için derledik.

Babam



Sardalya konserve fabrikası olan Yusuf Tunalı' nın işleri yolunda gitmemektedir. Karısının ölümü bu sıkıntılı süreçte başına geecek bir diğer acı olayken asıl sorun,  bir türlü kabul edemediği zihinsel engelli oğlu Arif ile başbaşa kalmasıdır. İmdadına yetişen ise farbrikasında işçi olarak çalışmaya başlayan Feride öğretmen iolacaktır. 


My Little Ponny



Karanlık bir güç Ponyville' i tehdit eder. Bu tehdit karşısında Ponyville ve arkadaşları Twilight Sparkle, Applejack, RainbowDash, Pinkie Pie, Fluttershy ve Rarity; Equestria' nın ötesinde unutulmaz bir yolculuğa çıkarlar. Yeni arkadaşlar edinmelerini sağlayan bu yolculuk, onları yeni zorluklarla karşılaşacakları, arkadaşlığın sihirini kullanarak evlerini kurtarmaya çalışacakları bir macreya sürükler.



Blade Runner 2049: Bıçak Sırtı



Bir devam filmi olan Blade Runner 2049' da ilk filmdeki hikayenin üzerinden geçen 30 yıl sonrası anlatılmaktadır. Los Angeles Polis Departmanı'nda görev yapan Memur K, toplum yaşamını kaosa sokacak olan ve uzun zamandır saklı kalan bir sırrı açığa çıkarır. Bir felaketi önleyebilmesi için eski ödül avcısı Rick Deckard' ı bulup ondan bazı sorularına yanıt alması şarttır.

Dört Köşe



İstanbul’da herhangi bir gün… Nev-i şahsına münhasır dört karakter, bir nezarethane… Ve bir plan! Aynı gece, aynı nezarethanede bulunan Aşkın, Emel, İrfan ve Muzo haksız yere gözaltına alınmışlardı. Bu onların yaşadığı ilk haksızlık da değildi üstelik! Peki ne yapacaklardı?... Birlik olup, düzene karşı “Biz de varız ulan, buradayız, yaşıyoruz.” demek için bir hırsızlık tezgâhladılar.  Hak yiyerek güçlü olandan çalıp, yaşadıkları tüm haksızlıkları sıfırlayacaklardı. Hedefleri ise cesaret isteyecek türdendi. İstanbul’un en karanlık, en güçlü adamı Timsah Hamza… İşte asıl hikâye böyle başladı…


Kervan 1915



1915 yılının Haziran ayında Giresun’un meydanında Ermeni kadınlar ve çocuklardan oluşan 200 kişilik bir kafileyi göç ettirmek için bir ihale düzenlenmiştir ve Katırcı Salim, Murat’ın önüne geçerek bu işi üstlenir. Topluluk bir kervan şeklinde Halep’e doğru yola çıkar. Kafilede yer alan Hayganuş adında orta yaşlarını süren bir kadınsa geride eşini bıraktığı Karadeniz’in bir avuç suyunu yanında götürmek ister ve kızı Suzan’a emanet etmiştir. Öte yandan savaş, göç yolunu tekinsizleştirmiş, işleri daha da zora sokmuştur. Yol dağlara doğru gittikçe yükselir ve kafiledeki çocuklar, hamile kadınlar sağlık sorunları yaşamaktadır. Üstüne bir de hava koşulları sertleşir. Tüm bu debdebenin içinde Suzan ve kafile sorumlusu Ahmet’in arasında beklenmedik bir kıvılcım yükselecektir…

Korku Kayıtları



Gerçek hayat olaylarına dayanan bu filmde; bir rahip, şeytan çıkarma eylemini üzerinde gerçekleştirdiği bir rahibeyi öldürdüğü gerekçesiyle hapis cezasına mahkum edilir. Bu konu üzerine araştırma yapan bir gazeteci, bu kişinin aslında zihinsel olarak hasta birisini öldürüp öldürmediğini veya bu iddiaların yanlış olup olmadığını ve onun sadece şeytani bir varlıkla yaptığı savaşı kaybedip kaybetmediğini ortaya çıkarmaya çalışır.

Çavdar Tarlasındaki Asi



Film, dünya edebiyatının baş yapıtlarından olan 'Çavdar Tarlasındaki Çocuklar" romanının yazarı J.D. Salinger'in hayatını konu ediyor. Yazarın hem kariyeri, hem gençlik yılları hem de kendisine ağır bir travma yaşatan İkinci Dünya Savaşı sırasında cephede verdiği mücadele anlatılıyor.


Nublu



Nublu, New York'un eski usul müzik geleneğini yaşatan caz mekânlarından biri. İlhan Erşahin'in kurduğu ve yönettiği Nublu, farklı tarzlara sahip sanatçıların, kendi seslerini buldukları ve geliştirdikleri, birbirlerini aile bildikleri bir yer. Sercan Sezgin'in belgeselinde, East Village'deki daha eski caz kulüplerinin tarihçesini dinliyoruz; Nublu Orkestrası, Butch Morris, Henry Threadgill, Sun Ra Arkestra, Brazilian Girls, Jojo Mayer ve daha pek çok müzisyenin performanslarını izliyoruz. Konserlerden ve sohbetlerden birer parmak bal çalan belgesel, tıpkı Nublu gibi, müzikler ve anlar arasında gidip geliyor.