Whiplash Film Afişi

Whiplash Filmi Eleştirisi

20 Mart 2018

Başta genç oyuncu Miles Teller ve J.K. Simmons olmak üzere oyunculuklar harikulade.

Öncelikle oyunculuklara bir değinmek istiyorum. Başta genç oyuncu Miles Teller ve J.K. Simmons olmak üzere oyunculuklar harikulade. Kariyerinde bu filmden önce 2012 tarihli Project X, 2013 yapımı Spectecular Now ve yine 2013 yapımı 21 & Over gibi gençlik filmlerinde rol alan Taller, bu filmde tam anlamıyla bir oyuncu olduğunu kanıtlıyor. Öte yandan daha çok yan karakter oyunculuklarıyla tanınan J.K. Simmons ise ilerleyen yaşına rağmen bu filmdeki inanılmaz performansından sonra kariyerinde adeta zirveye çıkıyor. Mükemmelliyetçi bateri öğretmeni Fletcher rolünde adeta rolünü yaşıyor Simmons. Filmde sıkça gördüğümüz el hareketleri, jest ve mimikleri ve öfke patlamalarıyla karakteri kusursuz biçimde yansıttığı aşikar. Miles Teller’da genç ve hırslı bateri öğrencisi Andrew rolünde kesinlikle çok başarılı.


Şimdi ise gelelim yönetmenliğe. Whiplash, Amerikalı genç yönetmen Damien Chazelle’nin ikinci uzun metrajlı filmi. Ayrıca filmin senaryosu da Chazelle’ye ait ve bu da kesinlikle önemli bir detay. Bu filmi çektiğinde henüz 29 yaşında olması da Chazelle’yi nasıl parlak bir kariyerin beklediğinin kanıtı. Filmde kullandığı hızlı kamera hareketleri, müthiş müzikler, ani yakın planlar yönetmenliğinden en çok akılda kalan şeyler. Özellikle filmi izlediğiniz de içinizden  şey diyebilirsiniz. “ Bu film çekilirlen müzikal sevmeyen insanlar da dikkate alınmış olabilir.” Çünkü film o kadar hızlı akıyor ki hiç o sıkıcı ve ağır müzikal filmlerden eser yok. Bu çok önemli bir artı.


***Yazı buradan itibaren filmi izlemeyenler için spoiler içermektedir.

Filmle ilgili olarak tam olarak neyi anlattığı ile ilgili de iki görüş hakim. Bir tanesi filmin nefis bir müzik sevgisi filmi olduğu diğeri de iki tane insanın hırsları ve ego çatışmalarını müzik üzerinden anlatmış olması. Ben burada ikinci cümleye katılıyorum çünkü filmde herhangi bir ‘müzik ne güzel bir şeydir’ şeklinde bir güzelleme bulunmuyor. Aksine sadece en iyi olmaya çalışan bir bateri öğrencisiyle, mükemmelliyetçiliği ve otoritesiyle onun karşısında duran hocası. Filmin sonunda da zaten zafer Andrew’un oluyor. Bir sahnede Andrew alnının akıyla aldığı konsere çıkma hakkını okula yetişmek üzereyken geçirdiği talihsiz bir trafik kazasıyla kaybediyor ve Fletcher tarafından kovuluyor. Ardından da Fletcher’ın geçmişte hırsları yüzünden bir öğrencinin intiharına sebep olmasını öğrenen Andrew, hocasının kendisini konsere çıkarmamasının intikamını onu ihbar etmekle alıyor ve müziği bırakıyor. Ta ki, aylar sonra Fletcher’la bir barda oturmalarına dek. İşini kaybetmiş olan Fletcher konserlerde orkestra şefliği yapıyor ve Andrew’u da yeni konserde çalması için davet ediyor. Ama konser günü geldiğinde anlıyoruz ki Fletcher kendisini ihbar edenin Andrew olduğunu biliyor ve konsere onun bilmediği bir parçayla başlıyor. Bunu gören Andrew’da kendi bildiği parçayı çalıyor ve bir süre sonra Fletcher’da ona artık engel olamayacağını görerek konseri devam ettiriyor ve film müthiş bir tek kişilik solo performansla son buluyor. Burada zafer ise Andrew’un oluyor.